Es nesîm-i nevbahârım, sînemde es, durma hiç,
Tâze sürgündür şu sevdâm, rengini soldurma hiç.
Sevdân ile hemdem gönlüm, hicranla doldurma hiç,
Aşkın ile çarpan kalbi üzme artık, yorma hiç...
'Hançer-i aşkınla ey yâr, gönlüm üzre vurma hiç
Öyle bir derde giriftârım ki, hâlim sorma hiç'
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı