Bilimi yaktın,
Külüne taktın,
Aklı susturdun,
Bilmediğini Tanrı diye andın.
Soruyu zincirledin,
Cevabı gizledin,
Cehaleti Erdem,
İtaati nimet belledin.
Işığa düşman oldun,
Gölgede boğuldun,
Gerçeği taşladın,
Yalana kul oldun.
Deneyi hor gördün,
Söylentiye güvendin,
Aklı şeytan bildin,
Korkunu kutsadın.
Bilmedin,
Bilmek istemedin,
Düşünmedin,
Düşünmeni istemedin.
Kayıt Tarihi : 3.2.2026 16:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bilimin adının bile yabancı durduğu küçük bir kasabada yaşıyorum. Burada soru sormak bir merak değil, bir risk olarak görülür. İnsanlar bilgiyi aramak yerine kabullenmeyi seçer; akıl, çoğu zaman hurafenin gölgesinde kalır. Din güçlüdür ama sorgulanmaz; doğruluğu tartışılmaz, anlamı üzerine düşünülmez. İnanç, özgürlükten çok bir sınır gibidir. Bu kasabada düşünmek sessiz yapılır. Yüksek sesle sorulan her soru, bir huzursuzluk doğurur. Bilime yönelen bakışlar şüpheyle karşılanır; farklı düşünen, farklı hisseden insan yalnızlaşır. Kelimelerimi bu yüzden çoğu zaman içimde taşırım. Yazmak, burada konuşamadıklarımın tek sığınağıdır. Şiirlerimde çatışma vardır: akılla kabullenme arasında, inançla sorgulama arasında. Yazdıklarım bir isyan değil; bir arayıştır. Çünkü insanın en temel hakkının düşünmek olduğuna inanıyorum. Bu kasabada düşünmek zor olsa da, ben kelimelerle nefes almaya devam ediyorum.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!