Attılar gardaş dilsiz kuyuya beni,
Avazım çıktığı kadar bağırdım gardaş
Ama kimseler duymadı sesimi.
Günlerdir tutukludur dilim,
Dilsiz kuyuda ölürsem
Katilim yâre giden kalbimdir gardaş.
Karanlık çöktü üstüme birden,
Gök bile unuttu beni.
Duvarlar sağır,
Toprak suskun,
Gece uzun gardaş.
Sesim yankılandı içimde,
Geri döndü bana.
İnsan kendi sesine bile,
Hasret kalır mı dersin,
Kaldım.
Zaman durdu bu kuyuda,
Günle gece ayrılmadı.
Bir damla suya,
Bir nefese,
Ömür biçildi.
Dilim sustu ama yüreğim konuştu,
Her atışta adını sayıkladı.
Yâre giden yol kapalıysa,
Kalp kendi içinde
Parçalanır.
Kimse gelmedi gardaş,
Ayak sesi duymadım.
Belki de herkes,
Biraz sağırdır,
Biraz kör.
Bu kuyu sadece toprak değil,
İçine atıldığım kader.
Çıkış yok dediler,
Ben yine de umut ettim,
İnatla.
Ellerim boşta kaldı,
Tutunacak taş bulamadım.
Ama düşerken bile,
Sevmekten vazgeçmedim,
Bil.
Ölüm yakınlaştıkça,
Yâr daha uzak oldu.
Aradaki mesafe,
Bir kuyu değil,
Bir dünyaydı.
Eğer bu sessizlikte bitersem,
Bilinsin gardaş.
Beni öldüren ne karanlık,
Ne kuyu,
Sevdaydı.
Toprak üstümden geçerse bir gün,
Adımı anan olmasa bile.
Bu kuyudan çıkan son şey,
Bir ah olur gardaş,
Göğe kalan.
Kayıt Tarihi : 20.1.2026 15:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Karanlık




TÜM YORUMLAR (1)