eyvah!
adın gülüyor yine
senden habersiz...
kesin
çözülür bulutların
sığınacak bir barınak ararsın.
yüzün bir dikişte içer ayı
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Sayın Aydın Çevik.
Şiirinizi aylık yayınlanan Ortanca Edebiyat Dergi'mizin Nisan sayısına aldım.
Bilginize :)
Selam ve sevgiler...
'eyvah!
yine adın gülüyor
senden habersiz
kesin
dökülür anıların
yazlarından bir şemsiye açarsın.
çoğalır salgının
sır vermeyen iklimlere kaçarsın.
kulaklarına
bir düş fısıldar salyangoz kabuğu
silinmez olur gözlerinden buğu.
kapılırsın sele
sel varır bugüne...
sorgusuz sualsiz
mevsimlerin buruşur kat yerinde
yaraların buluşur en derinde...
ve sen
bir resme bakar bakar
ağlarsın... '
...
ve sen
bir resme bakar bakar ,ağlarsın...
harika bir şiir,
yüreğine sağlık,
güçlü kaleme selam,
Tebrikler.
Tebrikler.
Süleyman kaya
eyvah!
adın gülüyor yine
senden habersiz...
kesin
çözülür bulutların
sığınacak bir barınak ararsın.
ben zaten hep sandal barınağındayım.........
tebrikler
saygılar
selamlar sayın Çevik..bu pazar ilk s,z,n şiirinizle başladım güne..ve güzeldi..kutlarım..
'eyvah!
adın gülüyor yine
senden habersiz...
kesin
yıkılır sırça sarayın
mavi kuştan* bir tutam tüy alırsın.
çöl biter
aslını unutan kervan kalırsın.
dudaklarında
erir yüklem bakarsın darmadağın
ölü sözcüklerle dolar kucağın.
alevlerin içinde
gölgeler sarılır bedenine.
yolsuz yordamsız
alamazsın geriye kumdan saatleri.
gömersin eskitilmiş vaatleri...' Oyyy yüreğine vurulduğum can abim mavi kuş ta var bu şiirde eee beni bilirsin ben mavi özgürlüğe tehirli yürek senin o koca yüreğinden öpüyorum sevgi ve saygılarımla selamlar olsun selamlar gönül bağında şiir diye açan güllere selamlar olsun şad ol emiii . Muhabbetle kavi kalın üstadım
Serdar Erdemir
Güzel bir şiir.....yüreğinize, kaleminize sağlık....
eyvah!
adın gülüyor yine
senden habersiz...
kesin
çözülür bulutların
sığınacak bir barınak ararsın.
yüzün bir dikişte içer ayı
kendini yakamozlara adarsın.
avuçlarında
gezinirken eski bir gökkuşağı
inersin yokuşundan da aşağı.
her düşüşünde
anaç bir kış yuvalanır saçlarına.
dalgakıransız
taşınır yüreğinin sahilleri
ıskalarsın uzatılan elleri...
eyvah!
adın gülüyor yine
senden habersiz...
kesin
yıkılır sırça sarayın
mavi kuştan* bir tutam tüy alırsın.
çöl biter
aslını unutan kervan kalırsın.
dudaklarında
erir yüklem bakarsın darmadağın
ölü sözcüklerle dolar kucağın.
alevlerin içinde
gölgeler sarılır bedenine.
yolsuz yordamsız
alamazsın geriye kumdan saatleri.
gömersin eskitilmiş vaatleri...
eyvah!
yine adın gülüyor
senden habersiz
kesin
dökülür anıların
yazlarından bir şemsiye açarsın.
çoğalır salgının
sır vermeyen iklimlere kaçarsın.
kulaklarına
bir düş fısıldar salyangoz kabuğu
silinmez olur gözlerinden buğu.
kapılırsın sele
sel varır bugüne...
sorgusuz sualsiz
mevsimlerin buruşur kat yerinde
yaraların buluşur en derinde...
ve sen
bir resme bakar bakar
ağlarsın
helal olsun yüreğiniz var olsun selam ve saygılar
Güçlü kalemden, imgelerin efendisinden harika bir şiir okudum.
Şiirinizi on tam puanla selamlıyor saygılar sunuyorum
Ümran Tokmak
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta