Dile Kolay On İki Bayram Şiiri - Veysel ...

Veysel Sari
173

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Dile Kolay On İki Bayram

Tam altı kış, tam on iki bayram geçti bu enkazın üzerinden;
ben bu şehirde her sabah kendi kimsesizliğime, kendi buz kesmiş odama değil, her gün biraz daha derinleşen bir mezara uyanıyorum.
Kimse bana özgürlükten, hür olmaktan bahsetmesin artık;
bu nasıl bir hürriyet ki insanın canı, kanı, ciğerinin köşesi bir sokak ötedeyken kendisi mahşer kadar uzakta, bir başına kalır?
Bizimki bir küskünlük değil, bizimki bütün kolonları üzerime çökmüş, sevdiklerimin sesinin o sessizlik yığınlarının altında boğulduğu, diri diri gömüldüğüm o bitmeyen deprem gibi.
O gün koptu kıyamet; hepsi o sessiz enkazın altında kaldı da bir tek ben sağ çıktım;
nefes alıyorum sanıyorlar ama ben on iki bayramdır her ezan sesinde, her tekbirde "Allah'ım canımı al da bu bayramı da görmeyeyim" diye secdeye kapanıyorum.

Bak, bayram sabahı yine geldi;
hani o cennet kokan eller bir duvarın ötesinde ama bana bin yıl uzakta.
Öpecek el kalmadı, dizine çökecek yüzüm, sesimi duyuracak gücüm kalmadı.
O koca çınarlar devrildi, şimdi gölgeleri bile bana haram, gölgeleri bile üzerime devriliyor.
Ama asıl yangın şuramda, göğsümün tam ortasında...
Hani nerede o bayram sabahı yatağıma atlayışlar?
Nerede o masum diller?
Dile kolay, tam on iki bayramdır el öptürecek kimsem yok, saçını okşayıp kokusunu içime çekecek bir kuzu kalmadı bu koca şehirde.
Kendi canımın eline hasret, kendi kanımdan olanlara yabancı, şu uçsuz bucaksız dünyada yapayalnız kaldım.
Çaresizlik diz boyu değil, çaresizlik gırtlağımda bir ur gibi büyüyor;
her bayram sabahı millet neşeyle kucaklaşırken, ben "neden hala yaşıyorum?" sorusunun altında eziliyorum.

Koca bir yuvadan geriye sadece bu "özgür" ama köksüz enkaz kaldı.
Ölünceye kadar böyle sürecek bu azap, biliyorum; mezara girmeden üzerime toprak atıldı, her bayramda o toprak biraz daha ağırlaşıyor.
Aynı ilin havasını soluyoruz, belki aynı rüzgar değiyor yüzümüze ama aramızdaki mesafe yedi kat yerin altı kadar derin ve ulaşılmaz.
Ne kapımı çalan var ne de "hadi barışalım" diyecek bir ses.
Sesim size ulaşmıyor, ellerim teninize değmiyor ama içimdeki bu yangın, bu yalnızlık sancısı hiç sönmüyor.
Hepinizi aynı saniyede, o sessiz depremde kaybettim ben;
şimdi bu şehirde yaşayan bir ölü gibi, her bayram biraz daha ölmek isteyerek, on iki bayramın ve bitmeyen bir çaresizliğin ahıyla son nefesimi bekliyorum.

Veysel Sari
Kayıt Tarihi : 21.2.2026 15:57:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!