Yeni bir şiir yazmaya kalksam
Yine bir tarafı eksik kalacak,
Yine unutacak
Seni seviyorum demeyi;
Yine abartacak bir şeyleri
Var olana erişemeyen dilim...
Leyla'ya,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Kısa ancak oldukça çarpıcı bir şiirdi...Sevdayı böylesine güçlü anlatan mükemmel şiirinizi gönülden kutlarım.. Saygılar.
Kalemde kağıtta hatta dilde kifayetsiz kalıyor zaman zaman...
Aşk bile leyla ile başlayıp, onu tanımayan değil midir? Onu Mecnun'a sormak lazım...
Şiir Harika ve özdü sonsuz kutluyorum Osman bey Saygımla...++
zaman insanı kendine bile muhalif yapabiliyor işte.. ama sevgiyle bütünleniyoruz her şeye rağmen.. yeni bir şiire, bir nehir gibi, yine sevgiyle akmayacak mıyız.... kutlarım hocam.. kısa ve çok güzel bir şiir.. sonsuz saygılarımla..
sihirli sözcüğü belki bir sonraki şiir söyler,
kutluyorum hocam.
'Şiir yazıyorum dilim lal oluyor,
Duygularım kelimelere sığmıyor,
Dilden, edebiyattan, şiirden de anlıyor,
Bir tek çöldeki Mecnun mu yanıyor?'
Sayın Osman bey Mustafa bey sizden bahsedince Türk ve dil konularında kitaplarınızı ve çalışmalarınızı duyunca ilk fırsatta sayfanızı ziyaret ederek tanışmak istedim.. Ve en tepede dil şiiri vardı. Dilim hemen bir dörtlüğe vardı..
Umarım sürçülisan etmemişimdir. Saygılarımla. Teşekkürler. Ant++
Dil, anlatmanın aracıdır kuşkusuz... Ama her 'aracı/araç' gibi mükemmel değil, eksiksiz değil...
Aklın sözüne tabiidir.. O dedirtir ne diyecekse... 'Duygu girmemişse işin içine', sevgiden yana yetimdir dil...
Şairini ele veren güzel bir şiirdi yine.. Kutlarım Osman Bey, Kardeşim..
Yeni bir şiir yazmaya kalksam
Yine bir tarafı eksik kalacak,
Yine unutacak
Seni seviyorum demeyi;
Yine abartacak bir şeyleri
Var olana erişemeyen dilim...
dil tercüman olamıyor her zaman.
geceye şiir kokusu serpti mısralarınız.
kaleminize, yüreğinize sağlık.
ilhamınız hiç tükenmesin.
selam ve saygılarımla
Az yazan, kısa yazan ancak yazdıkları dolu dolu ve okunabilen bir şairle karşı karşıyayız. Bu önemli bir özelliktir bence.
şiire gelince: Bugün dünden farklıdır, insan da hayat gibi her gün değişir. bu nedenle herşey yarım kalır. Şair bu durumun doğallığını, bu duruma olumsuz bakmamak lazım geldiğini ifade etmektedir.
duygu ve düşüncenize bereket.
Yaşamın gerçeğini kurgulayan şair, zaman içinde insanın da ne denli değişeceğini eski bir sevda öyküsüyle dile getirmiş. Biz tüm varlığımızla zamana bağlıyız. Yaşamda varolan her şey de zamana bağlı. İşte asla birbirinden ayrılmayan derin anlamlı bir bütünlük. Sevgili Osman Aktaş Bey'i insanı düşündüren anlamlı şiiriyle kutluyorum.
Bu şiir ile ilgili 22 tane yorum bulunmakta