Bulutlu bir havada,
Otururken kumsalda,
Yerlerde karafatma.
Boynu bükük incir ağacı da var ardımda.
Kısa, yaralı ve bodur…
Aynı ben!
Karşımda da upuzun bir deniz...
Denizde sen gibi hani,
Uçsuz, bucaksız, ulaşılmaz.
Sevdamız gibi,
Sonsuz.
Gözlerin gibi,
Bak bak doyamazsın.
Birde saçların gibi güneş var, denizin ortasında,
İnsanın gözünü kamaştıran…
Eh be gülüm!
Bir tek sen yoksun yanımda.
Bir tek sesin yok kulağımda.
Deniz kabuklarından yapılmış resmin var şimdi,
Kızgın sahil kumlarında…
Vakit çok çabuk geçiyor be gülüm!
Bir içimlik sigara gibi ömrüm,
İç iç bitmez!
Eh bizde beceremedik be gülüm!
Bende bilirdim beyaz yalanları,
Sahte gülüşleri, üç kuruşluk sevmeleri,
Kırmızı gülleri.
Ama yapamadım.
Gözlerin ağlattı beni…
Sen!
Sen!
Sen okuldasındır şimdi.
Kim bilir hangi gazinoda?
Hangi erkeğin kollarında?
Ama istedim ki bil!
Seni bekliyorum hala.
Bergama da,
Muhabbet Cafe de, nargilemin dumanında
Aşkımızın başladığı yerde!
Uyuyamadığım gecelerin sancılı rüyalarında…
Sonra deniz gelir aklıma…
Denizin ortasında yeşerecek bir fesleğen çiçeği,
Ve alıp götürecek bedenimi,
Denizin o; tuz ve buz olan, kokulu güzelliği.
Hayatın güzelliği…
“Senin güzelliğin! ”
Kayıt Tarihi : 5.11.2013 22:03:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!