Hele bakın baykuşlar’ mı tünemiş
Yıkılıp viran olan hünkâr sarayına
Bahçesini, bağını sellermi götürmüş
Aaaah ağıt, figan düşmüş ocağına
Keyifle yaslardı arkasını ağrı dağına
Torunları sığmazdı paşanın kucağına
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Ne hünkâr kalmış, ne sarayın ihtişamı
Yeryüzünden silinmiş esamisi namı
Dağa çevirmiş zaman bahçesini bağını
Yakacak biri kalmamış küllenen ocağını
Cennet vatana gelip gideni denetlerdi
Kafkas Türkünü Anadoluya kenetlerdi
Ruslara, Ermenilere set olup beklerdi
Sınır açan itler girmiş Bozkurt yatağına
kutlarım yürek ve kalem sesinizi şair
sevgiyle kalın e mi
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta