Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
1966 sonbaharında, yaprak dökümüne doğduğumu bilmeden açtım dünyaya gözlerimi! İstanbul Beşiktaş’ta üç kişilik bir çekirdek aileye dördüncü birey olarak... Ömrün ikinci çeyreğinde tanıştığım hecelerle dertleşip, yürek kalemimin izinden gitmeye başladığımda umudumu biriktirmeye başladım gönül heybem de. Dönüp baktığımda on bir yıl olmuş! Tükenen ömre inat, tükenmeyen yürek kalemimle yarenlik ederken, bitmemiş bir şiirin ortasında. ‘’Bedeli ağır dediler şiire sevdanın’’
-Dedim; diyetini ömrüm ...



