Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
1966 sonbaharında, yaprak dökümüne doğduğumu bilmeden açtım dünyaya gözlerimi! İstanbul Beşiktaş’ta üç kişilik bir çekirdek aileye dördüncü birey olarak... Ömrün ikinci çeyreğinde tanıştığım hecelerle dertleşip, yürek kalemimin izinden gitmeye başladığımda umudumu biriktirmeye başladım gönül heybem de. Dönüp baktığımda on bir yıl olmuş! Tükenen ömre inat, tükenmeyen yürek kalemimle yarenlik ederken, bitmemiş bir şiirin ortasında. ‘’Bedeli ağır dediler şiire sevdanın’’
-Dedim; diyetini ömrüm ...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!