Kenan’da ağlayan Yakup’um,
Mısır’da köle bir Yusuf’um,
Balığın karnında Yunus’um,
Gece gündüz her dem meyusum.
Kapkaranlık bir gecedeyim,
Işığı yok bir hücredeyim,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




sonlara doğru efsunkar bir hal almış, gayet güzel.
inanmış yürekten gelen gönül sızıntıları çok güzeldi.
tebrikler ve saygılar sunuyorum...
Derdime her an Lokman sordum,
Gördüğüm düşü hayra yordum,
Kendi kendime hayal kurdum,
Sonda, Mevla’yı derman buldum.
Tasavvufi bir anlayışla kaleme alınan şiirinizin son dörtlüğünü izninizle gönlümün en kutsi yerinde kundaklarken günün şiiri ve şairine saygılarımı gönderiyorum efendim.
Kaleminiz kavi olsun
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta