ne o; sinmiş köşeye iç çekip duruyorsun.
burda boşu boşuna yılları soruyorsun.
bir haller olmuş sana şişe inmiş dibine.
kaderine küsmüşsün; girmiş elin cebine.
olacak şey mi şair gözünde yağmur yağsın.
sen ki kısa cümlede koskocaman bir dağsın.
sana yakışmaz öyle ulu orta ağlamak.
kendine düşen görev süküneti sağlamak.
hem hele düşünsene ağlasan kim farkeder?
yokolmak zorundadır sana düşen bu keder.
biraz zamana salıp ipi koyvermelisin.
sonra da gülbahçeni elinle dermelisin.
bırak gülmeyi dostum sana ağlamak haram.
gözünü mü yaşarttı içtiğim son sigaram?
voltanı al yavaşca; çek git sokaklarımdan.
son kırlangıç kanat çırpıp uçtu saçaklarımdan.
zaman 'gitmek kendin' der ve hala çanlar çalar.
ilk adıma düşer iş; toplanmıştır bohçalar.
bekler haydarpaşa'da tren,son yolcu sen olunca.
hareket edecektir tıka basa dolunca.
ne el sallayanın var ne ardından su döken.
bu ne hicrandır dersin parmaktan tırnak söken.
hıçkırığın karışır o kaba ray sesine.
bir gölge daha düşer şehrin elbisesine.
sana 'gitme' derdim de yarın başka yolcum var.
hani bu ben istanbul; insanı böyle savar.
hep böyle kalmalıyım,yoksa halimi düşün.
bir bedeli olmalıydı ev sahibi gülüşün
Kayıt Tarihi : 11.4.2006 18:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!