Denizde Aranan Aşk
Dalsam diyorum denizin dibine,
kulak kirişte, göz hedefte,
yatsam sipere...
Görsem sırtında küçük balığı
taşıyan büyük balığı,
ta ki küçük balık
yüzmeye başlayana kadar.
Kayan iki balığın
kuyruğuna tutunup süzülsem,
mehtabın denize düşmüş gölgesinde...
Yani öncesini bir kenara bıraksam,
baksam aşkın geleceğine,
özgür mahkûmiyetimi...
Bıraksam diyorum,
iki balığın bıraktığı
hava tomurcuğunun içinde,
tam çekip gidecekken
mahkûmiyetimden özgürlüğüme,
zıkkım gibi saplansa
yeni bir aşk tene...
Maviliği alıp bulasa,
cehennem sıcaklığındaki
zıkkım yarasında
yeni bir aşk doğsa...
Kırk fersah denizin altında,
“Yaralarım kabuk bağladı” derken,
her bir yaramda yıldızlar süzülse,
rakının yanında sunulan karpuz tadında...
Ahhhh, o an...
yosunlar arasındaki aşklar,
yanan gözlerdeki haykırış,
aşkın deniz mercanına duyduğu hasret...
Paylaşılmayan pişmanlıklar dehlizi,
yüreğine saplanan her zıkkıma duyulan özlem...
Haramı yok bu işin,
helal helaldir
değmişse aşk yeni bir tene...
Denizin altında kırk fersah,
yanan gözlerden haykırış:
Cenbey
Kayıt Tarihi : 22.2.2005 23:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (2)