Sana dönüyorum nice günlerden sonra ışıklar büyüyor
Kapıları açınca birdenbire denizler başlayacak
Ellerimden tutuyorsun nasıl istersen peki öyle olsun
Durup parmaklarımı sayıyorum her defasında çoğalıyorlar
Kapıları açınca birdenbire denizler başlayacak
Peki şimdi saat kaç peki şimdi denizler peki güvercinler
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Buradaki bazı arkadaşlara katılmıyorum...İlk okuduğumda bana da yavan gelmişti ama şair şiiriyle şaşırtmalı, kendisi olmamalı zaten...Şiir hayal ürünüdür güzelliği de mantıkla fazla haşır neşir olmadan okuyanı bir hayal gemisiyle gezdirebiliyor olması hoş duygular bırakmasıyla orantılıdır...Siz başka türlü düşünürsünüz ben başka, beş kişi güzel bulur on/u bulmayabilir...Deniz neden başlayamasın başlar çünkü şair denizi sevgilisinin ayağına getirmek ister...Deniz taşıp evi de basabilir...Sanatta özellikle şiirde tahdit olursa yaratıcılık ta sıfırlanır bir adım bile ilerlenemez...İllaki her şeyi bir kaide üzerine oturtmak gerekmez...Ben bu konularda ne eleştirmen ne bir otoriteyim ama bu şiir farklı bir şiirdir...insanlar ve öellikle sanat çevresi tek düzelikten bıkar oldu, artık yeni şeyler denemek lazım kafayı da kalbi de çalışrırıp zinde tutmak gerekir...
Eğer manda söğüt dalına yuva yapıyorsa güldürmenin düşündürmenin bir sakıncası yok... Bu benim görüşüm, şairin emeğine sağlık arkadaşlara da esenlikler diliyorum...
Saat şimdi 17.55 ve 5 dakika sonra 18 olacak.
EZELİ BİR TEMA VE FAKAT YENİ, TAZE BİR ÜSLUP. ÖZGE BİR DİL ARAYIŞI. MUSİKİYİ ÖTELERDEN YAKALAYIP GETİRMİŞ VE KELİMELERİN ARKASINA SAKLAMIŞ. ŞİİRİN FON MÜZİĞİ KENDİ İÇİNDE. CEVHER GECE DE IŞILDAR...
TEBRİKLER VESSELAM.
Yorum yapmak adına şiire ihanet edenleri şiir affeder mi bilmem ama gerçekten bazen mide bulandırcı tenkidlerde bulunuluyor..
Deniz başlar, deniz oluşmuş, oluşan bir şey yeniden oluşmaz, başlar..
Somut teke eleştiri bu mudur şiire, şiir adına yapılan eleştiri hem de, karanın bittiği yerden başlar deniz, kapının açıldığı yerden de.. bu tür eleştirileri yapan bir şair ise cidden manidar buluyorum..
Tatsız ve yavan yakıştırmaları da ayrı bir eleştiri, maviliği niyetine dalarsanız denizli bir şiire tad almanız mümkün değil, şifa niyetine ise sade bakmanız yetecektir..mavisine değil tuzuna bakınız diye tavsiyede bulunurum..
denizle devrim yapılmaz, denizden savaşa gidlir, madem gerçekçi toplumcu bir kisveye büründü sözlerimiz o zaman denize sadece doğal olan misyonu yüklemekle yetinelim, arasıra inebahtı falan da yapalım ama..
ha bir de acelem var am deniz tutulmaz, tutar:)
giderim,
şayet kısmet olursa daha geniş bir zamanda, daha yatay bir düzlemde cümlelerimi açabilirim..
dibin notu; şiiri çokça beğendiğim anlaşılmasın ama yorumları da sırf 'vurun abalıya' zihniyeti yapmayalım diyorum..
Özellikle son aylarda ki günün şiirlerinde Seçici Kurulun ve Antolojinin emek ve samimiyetine takdir ve teşekkürle ve mutlaka bu günün şiirinde de bir bildikleri varsa da….
Çoğu kere yazıldı-çizildi..: Bu sayfa da şiir den çok şiirin adamına/kadınına bakıyorlar.. Yani ŞAİRİNE… Madem öyle günün şiiri değil, günün Şairi seçin de daha da yaptığınız işin helalini yemiş olursunuz demem, acaba işe yarar mı? Kim bilir? Ama sanmıyorum! Neden derseniz!
Maalesef bizimkiler Van Gogh’un kendi kulağını kesmesine rağmen yine de ressamlığın 12 sinden vurma ayrımını yapacak anlayışta oldurulamıyorlar sanıyorum ondan. Bu en iyi tabirle böyle..yani ‘olmuyorlar' değil…’oldurulmuyorlar’ ..
Gelinin noktada durum şu ki.. bu arenada kimsenin etine sütüne..siyasetine..ideolojisine..dünya görüşü ..dini..imanına.. cinsiyeti ve sevişmesi..sevgisine (vefat edenler için bunlar geçerli değil..ve onlara ne tabu ne de sansür geçersiz..Şiirleriyle arkalardan..yanlardan dahi edebilirler…-)) karışmayacaksınız..
Giden sistemin güzelliğinden tos Pembe, açan güllerinden ilham alıp şiir yazana dedikleri bir şey yok ama ..
Ama giden sistem ve düzenin bataklığına şiir yazan kendine ancak uç dergilerde belki yer bulabilir…
Bir diger anlatımla...Günün şiiri yeri dahi bir yönüyle Türkıyemiz de olan somut toplum gidişatının gerçekliğinden bu bağlamda kendini soyutlamış, kurulun üyeleri uzayda yaşıyorlar (Antoloji sahibinin onayı güdümünde de olabilirler, bilemem) ..ya da başını kuma sokar durumdalar..Her neyse...Helal olsun..Bunu başarmak…az bişey de değil…Helal olsun geçmişteki keskin şiirleri ve şairleri takdir eden Antoloji günün şiir köşesine de ancak bu yakışır..Gerçek yaşamdan soyutlanmış olarak ondan dem vuran şiirlere/şairlere burada yer vermeyin KAPATIN KAPILARI..bravo… Bu başarılsa başarılsa ancak… Ülke ismi verip kafa karıştırmayayım..üçüncü dünya ülkesinde olabilirdi…bunu da başarıyorsunuz..göz boyuyorsunuz..helal sizlere…
Bana bunları diyince kem gözle bakmayın..açın arşivinizi kaç tane açık..seçik..imgesiz/imgeli..metaforlu şu düzenin gerçek olan bir bozukluluğunu irdeleyen günün şiiriyle bunların olmadığını kanıtlayın..
Siz sayın şair, şair olmaya aday yolcu..mini yazarcıklar….sizin görev ve misyonunuz burada adam gibi yorum yapmak ve mümkünse biraz günün şiirini pof pof lamaktır.. o kadar..
Kusura bakmayın, yetkin olma yolunda bir şair olarak, bu şiirden ne tat aldım ne de heyecana vardım… Bunların herkes için olması gerekmez tabii ama inanın şiirin tuzu yok, buzluktan çıkmış et gibi yenesi yok ve su deniz suyu derseniz (paradoks ama) içilesi değil…Tabi bunlar şiirin içeriğine şekline- şemline… yönelik…Şaire sözümüz yok..
Neyse diyip şiire bir iki eleştirisel yaklaşırsak.. örnek:
“Kapıları açınca birdenbire denizler başlayacak” satırına… hadi denizler ‘GÖRÜLECEK’
Dese neyse..tek şu satır dahi sayın Oktay Tuncer’in bu şiiri kaleme alırken aklı başka yerdeydi herhalde ( Ya da Kemal ağabeysizin deyimi ile 'eli işte gözü oynaşta'da olabilir).
Deniz’e ..metafor, imge, sembolik anlam vs ne yüklerseniz yükleyin DENİZ başlamaz.. DENİZ.. OLUŞUR.. Denize akılır..Denizle buluşulur, denizle devrim olur.. deniz tutulur.. Deniz de ganimet, zenginlik, bilgelik..birikim bulunur… deniz dönüşür..deniz ölür…Deniz okyanus olur… Hadi en zorlamalı olarak desek denizler ölür de ve bir sonuçtur Ama DENİZLERLE hiçbir zaman başlanılmaz…O zaten VARDIR..
Bu tek satır ya da tek sözcükten bu denli eleştiriden sonra gerisini de size bırakıyorum… Bakalım.. Şairin şairliğinden, edebiyat adamlığından ve iyi bir adam oluşundan, öğretmenliği ya da meslektaşlığından tutun.. Denmedik ya da düşünmedik neler kalacak…
İyi de kardeşim artık lütfen günün şiiri ise ..Sap ile samanı ..kavram kargaşalığını birazcık olsun iteleyin…
Başınızı kumdan çıkartın..Ben ve benim gibiler de bunları dile gelmeyeyim..Bu kadar basit..
Saygılarla..
Eleştiriler biraz acımasız değilmi arkadaşlar
'damladı mürekkep
deniz bastı her yanı
karıştı kaş ile göz
ıslandı kirpiğim'
özetle yani!..
ya da:
'ellerimi soksam,denize karşıyım
ellerim,balıklar içinde balık
toplar koyarım maviyi evime
şimdi evim mavi deniz
balıklar misafirim olmuş!..'
maviyi çok mu kullandım ne!:)))) olsun beh!...
ha bir de ne düyordum; günün şiiri olmak kolay da,haftanın ya da ayın şiiri olmak zordur sanırım!.
öneridir sadece;yetkililer bilir,benden söylemesi...
saygılarımla...
tutumlu ve duyğulu bir şiir.Tebrikler.
Denizi sevmek, denizi sevmek gibi bir şeydir ancak.
Sürgüsüz bir kapı gibi açılıyorum maviliklere
Suskunluğuma dokunuyorsun usulca
Dudaklarıma sürüyorum adının sessiz harflerini
Şimdi zamanlardan denizertesi; dalga ve fırtına
Yağan karlara inat, yakamoz ışıldadı ışıldayacak...
Denizi sevmek maviyi sevmekten öte bir şeydir
Bütün ırmaklar birer sokak gibi denize ulaşacak
Kuruyan bir deredir, akını yitirmiş gözlerim
Cılız umutlarla çıktım dağa, deniz şarkısı söyledim
Şimdi sessiz ufuklarda beklediğim hırçın dalgalardır
HUZUR VERDİ..
BİR DÜŞÜN İÇİNE DÜŞÜNMEDEN DALAR GİBİYDİ...
BİR DEME RUHUNU VERİR GİBİYDİ...
KUTLADIM...
Bu şiir ile ilgili 28 tane yorum bulunmakta