Gitmeye karar veren biri hiçbir zaman kaybolmayı aklına getirmez.
Ta ki, bir üç yol ağzında,
Önce hangi yoldan gitmesi gerektiğini düşünür.
Gözlerinde iki çılgın ağaç gördüm
İki de dağ kırlangıcı…
Gözlerinde prangalarımı gördüm,
Kendi mahkûmiyetime güldüm gözyaşları içinde…
Ve biraz daha büyüdüm, gençliğime inat.
Gülerek bakarım hep
Geçmişe, geleceğe, umuda
Gözyaşı arama gözlerimde
Gözyaşlarım avucumda saklı
Avucum sımsıkı yumruk.
Işıkları kapatıp karanlığı seyrediyorum
Gözlerine bakar gibi bakıyorum gecenin koynuna
Işıkları kapatıp gözlerini seyrediyorum
Yanıyor, yanıyorum, buz kesmiş ayazda
Yüreğimin titrekliğinden utanıyorum bazen
Utanıyorum yalnızlığımdan, yokluğundan…
Acıya mahkûm değiliz biz,
Sonsuzluğa yaver değiliz…
Kaç bahar kaldı ki şunun şurasında.
Sen de bir şeyler söyle, susma…
Unut artık sırtındaki hançerleri
Her bahar yeni bir sevdadır bunu unutma.
Neredesin?
Aramadık yer, sormadık canlı cansız bırakmadım!
Çıkmaz sokakların tüm sokaklarına bile sordum,
Cevap alamadım...
Nerdesin?
Çocuksuz annelerin doğmamış çocuklarına sordum seni,
Nereye baksam, sen…
Kimi görsem, gözlerin…
Neye dokunsam, saçların…
Ve ‘neden’ler, ‘keşke’ler,
‘Belki’ler de tükendi artık! ..
Umutsuz yaşamak ne zormuş.
Zamansız budanmış çırılçıplak bir asma gibi üşüyor ömrüm
Anılarım yok artık, sevdalarım yok
Ne iyi ne kötü yaşamışlığım yok
Kimselerin ayak basmadığı bir kaldırım kenarında
Yeni doğmuş bir bebek yalnızlığı sadece
Ilık kar tanecikleri gibi yağıyor kavak pamukçukları üzerime
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!