İhtiyaç var tımara, azgın aygır çit deldi,
Yıkılanı imâra, 'Üçüncü Yeni' geldi.
Serbest vezin dediler, şiiri koymadılar,
Ma'nâyı da yediler, yine de doymadılar.
Birer şâir timsâli, gördü bir diğerini,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Unuttun mu Sefa Bey Kasımpaşa yanıyor
Dinleyenler de bunu şiir böyle sanıyor.
Bir öykü anlatılır devrik cümleler ile
Kafiyenin ölçünün adı geçmiyor bile.
Arabesk türü şiir bizi hüzne boğuyor
Kurtuluruz tümünden artık hece doğuyor.
Beşiğini sallarız gücümüz yettiğince
İmgeleri dozunda katarız ince ince.
İster garip desinler şiiri kaybetsinler
Gerçeği görüyoruz garipleri kim dinler.
Ya da ikinci yeni, imgelerle boğsunlar
Güçleri varsa şayet yeni baştan doğsunlar.
Bir umutla doğacak artık üçüncü yeni
Onun da olacaktır milyonlarca seveni.
Sallayıp okşayarak sevgiyle büyütürüz
Dar sınır içinde de tutsak değiliz hürüz.
AFET KIRAT
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta