Bazı yemekler kokusundan anlaşılır,
Bazı insanlar duruşundan...
Onun için nerde görsem bir yalnız,
Hemen tanırım haldaşımı.
Kısa bir hikâyesi vardır aslında,
Özlem kendisine bir yol çizer,
Ve dizilir insanlar ekmek kuyruğuna...
Duyulmaz olur insan sesi,
Ve uzaklardan ayrılıkların şikâyeti duyulur;
Bahar gibi ince, hazan gibi sert...
Ağlayacak kadar büyüdü mü insan,
Yaşar bu l(imansız) duyguyu,
Sonra ne dili yabancı olur,
Ne de kıyafeti...
Üzerine bir cambaz ceketi giyer,
Duruşu yorgun olur,
Gözleri ecnebi...
Yürek başka yöne yönelir,
Adımlar başka yöne,
Ve denge bir nalbandın mekânında bulunur...
Merhaba sevdiğim,
Düşlerim sende kalmış...
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta