Bazı yemekler kokusundan anlaşılır,
Bazı insanlar duruşundan...
Onun için nerde görsem bir yalnız,
Hemen tanırım haldaşımı.
Kısa bir hikâyesi vardır aslında,
Özlem kendisine bir yol çizer,
Ve dizilir insanlar ekmek kuyruğuna...
Duyulmaz olur insan sesi,
Ve uzaklardan ayrılıkların şikâyeti duyulur;
Bahar gibi ince, hazan gibi sert...
Ağlayacak kadar büyüdü mü insan,
Yaşar bu l(imansız) duyguyu,
Sonra ne dili yabancı olur,
Ne de kıyafeti...
Üzerine bir cambaz ceketi giyer,
Duruşu yorgun olur,
Gözleri ecnebi...
Yürek başka yöne yönelir,
Adımlar başka yöne,
Ve denge bir nalbandın mekânında bulunur...
Merhaba sevdiğim,
Düşlerim sende kalmış...
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta