Deneysel Şiir – Dada Tekniği
deneysel bAŞKaldırı
tik
saat mi? hayır
şiir mi? yok,
kafatasımdaki deneysel tahta kurusu
şiir değil bu
sözcükler patlıyor beyin loplarımda
kusulmuş bir alfabe çorbası
DADA
LOKOMOTİF sızıyor
mürekkebin içinden
Cızzzzz...
Pısssst…
kâğıt ısırıyor beni
klavye sinir krizi
harfler kaçıyor cebimden
bir A bağırıyor: yeter
bir Ş yere yatmış, kayıyor gibi
K çoktan delirmiş
hiçbir yere konmuyor
şiir değil bu
deney beni yazıyor
saatler eriyor
takvimler havlıyor
aklım bir sandalyeye asılmış
şşş, sessiz ol
kelimeler tımarhanede
ben kapıda bekliyorum
anahtar: muz
kilit: çorap – tek eşini kaybetmiş
mantık: istifa etti
gözlerim: ünlem
dilim: parantez
daha yapacak ne kaldı
bir daha denesem
harfler beni yer mi bu kez?
uzayda sıfır yerçekiminde kelimeler dans ediyor
dönüyorlar, çarpıyorlar, dağılıyorlar
çığlık çığlık çığlık
çığlığı çığlığı çığlığı
çığlık çığlık çığlık çığlık
kağıt yiyor kağıt yiyor kağıt
yiyorum kağıdı yiyorum kağıdı
mürekkep damarlarımdan akıyor
akıyor akmıyor akıyor akmıyor
dada dada dada dada dada
dada dada dada dada
şiir şiir şiir şiir
şiir şiir şiir
ısrarla
şiir
sessizlik alkışlıyor
ben hâlâ buradayım
Dr. Osman Akçay (Seğmenoğlu)
---
Şiirimde anlamsal sabotaj, öz referans (meta-şiir), fonetik patlama, tipografik/görsel ritim, tekrarla çözülme (iteratif), beden-dil füzyonu, nesneleştirilmiş harfler, AŞK sözcüğüyle kurulan gizli omurga (şifreleme), çifte kodlama ve elmas kartopu tekniklerini kullanarak deneysel bir şiir yazarken, Dada’nın kaosunu ve parçalama refleksini şiire duyulan sevginin taşıyıcısı hâline getirmeyi amaçladım.
Osman AkçayKayıt Tarihi : 8.1.2026 09:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)