Kısa günlere uzun tarihler yazmaktayım bu sıralar. Sanıldığı gibi kolay değil binlerce sözcüğü sıralamak,birbirine bağlamak.
Akşam oldu olacak ; şehirden yeni bir gurup daha savrulacak…
Dilimde kesintisiz upuzun bir haykırış. Birine söylenmek üzere yedeğimde tuttuğum bir ‘hoşça kal’ı durmaksızın havalandırıyorum.
Biraz daha kararıyor ortalık. 45 dereceden geriye saymaya başlarken ısı azıcık da olsa sersemliğini üzerinden atıyor güller… Yıldızlar görünür sonra, peşinden gecede türlü türlü ışık oyunları...
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta