Bakıp hayatın o duvağı kaldırılmamış gizine, bir anlam edinmek için gözlerimi yorunca, acz içinde bana döner gözlerim.
Düşündüm, nedir beni hayatın bu kesik raksına bağlayan şey?
Bilemedim, noktasız bir cevapla yaşamak kaldı bana her şeyi...
Baktım, benim diyeceğim hiçbir şeyi yok ve mahzun bir boyun taşımaktan öte hiçbir anlamı yokmuş hayatın,
utanç duymak belki de,
bu bile noktasız
köhnemiş duvarlarla kaplı zihnimden süzülüp geçemiyor sözlerim.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



