Hayal meyal hatırlıyorum.
Bir sonbahar esintisinin yorgunluğunda tanıdım onu.
Üstü başı ıslanmış, titreyen elleriyle sigarasını yakmaya çalışırken gördüm ilk defa.
Yanar yanmaz sönüyordu kibritler, deli bir poyraz esiyordu, sanki koca bir şehrin feryadı vardı rüzgarın sesinde.
Çakmak uzattım, alıp yaktı sigarasını, şöyle bir süzüp beni, “eyvallah” dedi.
Ayrılamadım yanından, kaşları çatık, suratı asıktı ama, bir şey vardı gözlerinde.
İsyan gibi, hüsran gibi, öfke gibi bir şeyler.
Hüznünü dağlara savuran
senin kırılgan
ürkekliğin yok mu ceylan
ruhumu kanatlandıran
an be an kaçmaya hazır haline
ne aşklar susadı
Devamını Oku
senin kırılgan
ürkekliğin yok mu ceylan
ruhumu kanatlandıran
an be an kaçmaya hazır haline
ne aşklar susadı




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta