-I-
Önce yemyeşil ağaçlar açar, sonra masmavi dereler akar. Işıl ışıl parlayan güneşin gülümsemesi duyulur kayalıkların ötesinde. Düşler Kentinin bir anlamı vardı kuşkusuz. O anlam düş kuran çocukların içinde taşıdığı umutta gizliydi. bazen yağmur eşlik ederdi o aydınlık sıcağa,bazen toprağın kadim kokusu. Yeryüzü çocukları ağzını havaya diker, yağmurun suyunu içerlerdi. Zevkli, alaycı, haylaz bir oyundu belki de. Eğer içinde gülümsemeler varsa, iyilik varsa oynanan her oyun eşsizdir. Yeryüzü çocukları bunu Deli Kız dan öğrenmişlerdi. kendi içlerinde kurdukları düşler, hep Deli Kızın masallarıyla örtüşürdü. Bu bilgelikti. İnsanı iyiye götüren bir bilgelik...
Yağmur yağıyordu Düşler Kentine. Yağmur gösterişliydi. Çocuksu ve fedakar. Yağmur şarkı söylüyordu, ıslık çalıyordu. Yeryüzü çocukları öğrendikleri oyunları sergilerken, bir yandan da yağmurun suyunu içmeye çalışıyorlardı. Hepsinin saçları, üstü başı ıslanmıştı. fakat Dünya Kentlerinde ki çocuklar gibi korkmuyorlardı. Biliyorlardı çünkü, Deli Kız öğretmişti; 'Çocuklar üstlerini ıslatarak, kirleterek çocuk olurlar ancak'. Aldırışsız gülümsüyorlardı. Aniden hafifçe rüzgar belirdi. Gökyüzünden fısıldayışlar geldi. Hepsi meraklı gözlerle fısıldayışa doğru yöneldi. -O da ne! Üç tane rengarenk zarf göründü gökyüzünden düşmekte olan. Evet evet mavi, turuncu ve beyaz renkte üç kart; yağmurla beraber gökyüzünden savrulan...
Yeryüzü çocukları şaşkındı.Anlamakta güçlük çekiyorlardı. Öylece bakakaldılar zarflara; üzerlerinde garip yazılar, anlaşılmaz resimler... Biraz korku, biraz şaşkınlık aptallaştırmıştı yüzlerini. İçlerinden biri zarfları alarak yanındakilerle beraber Deli Kızın yanına koştular...
-II-
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Umudun rengi karaya çalmadıkça bir çıkış olacaktır elbet...
çok güzel bir yazıydı
tebrik ederim
Sevgiyle kalın
Özgürlük gizemli bir şairdir. Şiirlerini birleştiren harflere minnet duyan bir şair. Zincirlerin, duvarların, yasakların kırıldığı, yıkıldığı yerleri düşünün isterseniz. İşte özgürlük bu zorbaların dağıtılmasıyla oluşur. Sevda ve umudun olabilmesi için ön koşuldur.
......Tebrikler güzel yürek ....sevda ,umut ve özgürlükle...
beğeniyle okuduğum paylaşım oldu..kutlarım...
umudun güzel olduğu renklerle kaleme aldığınız eserinizi beğeniyle okudum, yüreğinize emeğinize sağlık. saygı ve selamlarımla.
Yüreğinize, kaleminize sağlık.
Merhaba sayın Ulvi Koçu kardeşim şiirinizi beğeniyle okudum,kalemine,yüreğine sağlık.Güzel bir çalışma olmuş ,tebrikler yolun açık olsun kardeşim...
Saygılarımla
Mehmet Çobanoğlu
Kalemine,yüreğine sağlık.Güzel bir çalışma olmuş
Çiçekleri,meyveleri ekeriz.Sonra bitmek bilmeyen bekleyişlerle,ekilenlerin yetişmesini,boy vermesini dileriz.İşte Umut böylesine güzeldir.Hiç durmadan,bıkmadan yarınlara düşler büyütmektir,inanmaktır.İnandıkça dimdik olur bedenimiz.İnandıkça;her türlü acıda ve hüzünde yılmayız.
Tebrikler sevgili Ulvi Koçu.. Yüreğinden ve kaleminden Sevda,Umut ve Özgürlük hiç eksilmesin,hep yazsın kalemin durmasın hiç... Saygılarımla
umudun rengi olsaydı yeşil derdim her bahar yeniden ,yeniden yeşerirdi elbette özgürlük beyazdı kalplerimizdeki leleler onu kirletmese turuncu gümeşti kaybolursa umudun filizleri solardı,
sakın umut vadeden o güneşini soldurma umut ol şu alame, başarılarının davamını dilerim genç arkadaş.
Zarfın rengi yeter ki güneşin yedi renginden biri olsun ...
'Her birimizin içine daha doğarken konulmuş bir hediye. Çaresizliğimize, yenildiğimizde, yanıldığımızda hemen ortaya çıkar; okşar başımızı, siler gözyaşlarımızı. Umut; kardeştir, yoldaştır. Zifiri karanlıkta, sabaha olan inançtır.'
Çok, çok güzel sevgili Ulvi Koçu....
Tanımı yapılan, anlamlandırılan her renk , içinde bin derinlik doğuruyor....
Kutluyorum, sevgi ile ...
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta