MÜHEBBET YEMİŞ
Zifiri karanlık odalar.
Sevdanın yasını tutuyor, kasvetli duvarlar.
İdam sehpasında tüm umutlar.
Sensizliğe mühebbet yemiş yarınlar.
MUHTACIZ
Neden yanlış tartar bizim terazi
Doğruya yönelen ele muhtacız
Beni memleketim bozkır arazi
Birdem koklamaya GÜLE muhtacız
Kalmadı artık mecalim.
İki yanımdan kırıldım büküldüm.
Darma dağın oldum
Bir perişan halde bir çıkar uğruna satıldım durdum.
Seven yüreğimde mezar oldum kaldım.
Nasıl kıydınız bu cana nasıl.
NENNİ NENNİ
ACI HABER TÜM DÜNYAYA YAYILDI
BİNALAR HEP ÜSTÜ ÜSTE KAYILDI
CENAZELER BİRER BİRER SAYILDI
YAVRUYU YANINA AL NENNİ NENNİ
Gözlerinin ışığı gecemi ısıttı.
Bir gülüşün ömürüme ömür kattı.
Saçlarınsa yakamoz misali aydınlattı.
Seni görünce neşem geldi.
Konuşunca heryer bahar bahçe.
NE YAZAR
DÖRT MEVSİMDE BEN HEP KIŞI YAŞARIM
AKAN GÖZYAŞIMI SİLSEN NE YAZAR
BEN SEVGİNİ YÜREĞİMDE TAŞIRIM
BILMESEN NE YAZAR BILSEN NE YAZAR
Öyle bir yerdeyim ki!
Ne varlığım belli, nede yokluğum.
Yaşıyormuyum, ölümüyüm belli değil.
Heryer sanki içimdeki sonbahar gibi.
Sararmış ve çırılçıplak bir halde.
Yağmurlar desen yaş değil kan renginde..
Sabr-ı sükût
Şükredip de Hakk’tan yana
Sabrı sükût ne güzeldir
Helal lokma kızıl kına
Bahtı serkut ne güzeldir
Şimdi bütün yalnızlık benim başımda.
Yollarımın hepsi şimdi çıkmazlar sapağında.
Belaların hepsi artık son kalışlarında.
Gelen hepsine saygılarımla.
Yağmasın yağmurlar, açmasın çiçekler.
Ya öldür bu canı benden al götür gel bu canı tam et.
Akan yaşlarımı ya ellerinle sil, yada kanayan yaramı derin et.
Kalmasın hayatta bu beden, ya ab-ı hayat ol can ver.
Yeter ki sadece senden gelsin herşey.
Yakamozlar seninle vursun, sensizlikte güneş bile doğmasın odama.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!