‘Neden hep içime bakıyor,
taktığım bütün masklar’
(İhsan Üren)
Dekor, yüzüm büyüklüğünde delikleriyle
Yakışmadığından sarışın,
çocuk kanlarıyla adasız bırakan kalyon enkazlarıyla
parıldayan
renkleriyle
bir gün tabi ki yenileneceğim, bir kadın susacak, tutuklanıp kalacak annesini arayan ergenlik,
hangi kuliste konuştuk bunları bilemem
yağlı kazıklar dolusu öğle sonrasında mıydı
sözcüklerin ağzına bir eşkıya ağzını dayamıştı, yorulmuştu şapkasını berberde unutan bağlılık
sokulduğundan değildir canıma bunca yenilgi, burası diye tuttuğum bayrak bile korsanlarını hırsızlarını bezdirdi, aşkın yüksükle tutulduğu adanın kazancı neydi, kaybedip de döndüklerinin tarihi yoktu, ölenlerin cesetleri bile gömülmezdir gariptir
bu leşi kim bıraktı sabahın ağzına, kim aynaları fahişe yaptı, eğer doluyorsa bunca kadeh, sayacıyla bir peygamber gezdiriyorsa mezarlıkta yüzünü, bu yandaşlık: divitini döken biseksüel kaleme,
deniz son, ışık nikahsız, erkek yadigar sayfasını soymuş; kan torbası göz.
Çocuklar yetişmiş lavaboya benden evvel her taşın altında yuvalanan, her doğum gününde yumurtlayan çocuklar, zeminine talaş serptiğim saraylar kabus.dumanına tomruk diye bindiğim koşuşturma, melankoliye acıkan akıllılık, yorgunluğum teneşir taşı erken kaldırdığım cenazelerin,
Hangi aşktır yeşil mürekkepte kaybolmayan, hangi şeyh efendinin sihridir, sevgilim, burası fermanını yazacağın yer, ben ağırbaşlı zamanım,
Kimle daha kimsiz açar ki gül
Uyan, çocuklarının ağzı biraz daha kül
(2002-enis batur yazı)
Ali GalipKayıt Tarihi : 9.2.2003 21:25:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!