Aldanıp kanarak sahte sözüne
Şu kalbimi dağlamaya değmezmiş
Yusuf diye bakaraktan yüzüne
Sana gönül bağlamaya değmezmiş.
Yıldızlar düşerken sessiz gecemdin.
Adın dudağımda; kalpte ecemdin
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Güvercin kanadında beyaz tüylere
Selamsız sabahsız geçen günlere
Suya yazı yazıp,esen yellere
Name verip yollamaya değmezmiş.
Leyla hanım, buram buram sevda kokan dizelerinizi yürekten kutluyorum.
Sen benim sevdamın derinliğini
Hak etmedin gözyaşıma değmezmiş.
emeğinize yüreğinize sağlık...
Gördüm de gönlünün zenginliğini
Neyzen'e taş çıkartan enginliğini
Sen benim sevdamın derinliğini
Hak etmedin gözyaşıma değmezmiş..
GÖNLÜNÜZÜN DERT GÖRMEMESİ DİLEKLERİMLE..
değmeyene vermeyeceksin güzelliği yansın ki yalnızlıktan ysktığı yüreğin kadrini anlasın.
sevgiyi verdiğin kişi sevenin kıynetini kendinden üstün tutmalı ama dünya tersine .......
Çok güzeldi. Tebrikler.
****Gördüm de gönlünün zenginliğini
Neyzen'e taş çıkartan enginliğini
Sen benim sevdamın derinliğini
Hak etmedin gözyaşıma değmezmiş....
Okuduğum ilk şiiriniz eminim diğerleride bu kadar güzeldir. hepsini okuyacağım ..paylaşıma çok teşekkürler..yüreğinize sağlık..
Tebrikler. Gençlik yıllarımda yediğim darbeyi hatırlattı bana. Gurbetten selam ve sevgiler
AŞK
Onsekiz Şubat, dünyamın yıkıldığı gece,
Anladım aldatıldığımı, hem de kahpece.
Aşk denen yalan, kapımı dostça çaldı,
Tozpempe gösterdi bana hayatı,
Elimde olan ne var sa hepsini aldı.
Yalnızlığa itildim, şiirlerim sırdaşım,
Ellerimin arasında cendereye girdi başım.
Duydum terk ediyormuş Trabzon'u,
Koştum garajlara bir daha görmek için onu.
Yılışık yılışık gülüyordu hiç utanmadan.
Onun yüzünden yıllarca nefret ettim kadınlardan.
Bir el sallaması vardı, bana aptal dercesine,
Aptalmışım sahiden de, aşık oldum ya böylesine
24.04.76
Trabzon
Tebrik ediyorum Şiir böyle yazılır işte . Hem derin manalar taşıyor ve hemde aşkın bir nevi eleştirisi. Tebriklerim..tebriklerimle.
tebrikler şiriniz hayatın aslında kişiye özel değerleri olduğunu anlatıyor hiç bişiye değmez ama genede yürek aşksız olmuyor derim bilerek seviyoruz işte başarılarınızın devamını dilerim
Değmeyenin değmediğini anladığımızda keşke geç olmasa ellerine sağlık duygularıma tercüman olmuş
Bu şiir ile ilgili 101 tane yorum bulunmakta