Gün doğmadan söyledik türkülerimizi
Başak boyu çiktı sesimiz kör kuyulardan
Gelenle beraber kavgadaydık
Gidenle beraber sustuk
Bastırdı türkülerimizin sıcakliğını
Acıdan, işkenceden yükselen
Feryatlar figanlar
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Karanlığa Açılan Tarih 12 Eylül 1980
Parmaklarındaki manikür kan
Kör bir karanlıkta öfkeler tekmelenirken
Vatan'ı,millet'i,bağımsızlığı,özgürlüğü
Kısaca yaşamı sevmekti
Sadece bu yüzden takıldı kelepçeler
Onbinlerce genç'in kollarına
sevdaları kurşunlandı
şimdi kim vuracak
............................UTANÇLARI
Elleri titremeden
Gözleri gülüyordu yine de
ÖZGÜRLÜK adına
Acısız olurmu işkence
Kahırları.............kimliksiz ölmekten
Dudaklarında kör bir isyan
Göz bağlarında kuşatılmış aydınlıkları
Çaresiz,vedasız gittiler
hayellerini geride bırakarak
Ezilmiş; sürüklenen ayaklardı
Filistin askısında baş aşağı
Göz bağlarında zulüm vardı
Gidişler çok erken oldu çok
12 EYLÜL 1980 onların adı
12 9 2009
Müzeyyen BAŞKIR
Dizeler çok etkileyici,yüreğimiz artık gökkuşağı,darbeleri geride bıraktık,12 eylülün acısını derinden anlatıyor, yüreğinize, emeğinize sağlık
Bu siir 12 Eylül'ün acisini ceken tüm devrimci dostlara ithaf edilmistir.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta