******** DEĞİL Mİ? ********
Seven insan nice zorluğu aşar
Gözü görmez, gönül yanılır şaşar
Aşk dediğin ateş külünde yaşar
Mecnunu çöllere salan değil mi
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




yürek sesiniz daim olsun ustam güzel bir hece şiiri okudum
Hayat bazen oyun oynar işte böyle...
Her şey güzel giderken birden tersine döner..
Yoksa nasıl yazılırdı bu güzel şiir... Yüreğinize kaleminize sağlık Bülent Bey...
Saygılar...
Eskiden sen beni arar dururdun
ben nereye gitsem arar bulurdun
Şimdiyse unuttun nedirki sebep
yalanmış sözlerin bana yazık değilmi
anlamlı güzel bir şiir okudum tebrikler sayın bülent hacam
Ne yamandı hasretin beni kahırla yerken
Terk edişin beni uzaklardan hep ezerken
Yalnızlığım mahkum dertlerimle sevişirken
Bir kuru can bıraktın, bana yazık değil mi ...Kemal Tavlacı
Bu çok başarılı şiiri bir kez daha kutluyorum...... Daha nicelerine...... Saygılarımla.....
güzel bir sorgulama ,, tebriklerle
‘Nerde o eski sevgiler, aşklar’ diye iç çektiren bir şiir olmuş sanki.. Alternatifler dünyasında olmanın boşluğu, doldurulmaya çalısan sevdalar, acılar ve insanın kendisiyle hesaplaşmasının şiirleşmiş hali adeta.. Tebrik ederim Bülent bey..
Şiir sanki okurla konuşuyor... Canlı, yaşayan bir şiir bu. yANITI DA İÇİNDE SAKLI SORULARIN....Harika... Bir Kez daha kutlarım kardeşimin naif yüreğini içtenlikle...
Her okunduğunda bir şeyler yazmak ister ya insan ya bazı şiirler için.... İşte öyle bir şiir....
Kırgınlığını bile söylemesi o kadar nahif ki şairin..... Kırıldığını bile kırmak istemiyor gibi.... Bu şiir dilinizle nice şiirerinizi okumak dileğiyle sizi ve şiirinizi tekrar kutluyorum..... Sevgierimle... Saygılarımla.....
Ve ben yine şiirdeyim..
Değerli Kardeşimi ve bu güzel şiirini bir kez daha tebrik ediyorum..
Bu şiir ile ilgili 77 tane yorum bulunmakta