boynumda adı konulmamış haritalar,
ince ince sızladıkça şimdi,
ben isminin harflerine salınıyorum,
ipini koparmış bir uçurtma gibi..
saçlarının gecesi,
gündüzüme göz kırptıkça,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bir ses duydum sandım önce, gittim baktım, yok sadece kapı gıcırtısıymış.. vakit kaybısın Soğuk!
ya özgür bırak öyleyse, ya da uçurtma gücün yeterse!
'uçurtmanın ömrü kısa,
ya uçar,
ya katmerlisinden bir ölüm!' (N.Erlaçin)
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta