Dardayım bugün off! canım çok sıkkın,
Ne haddine isyan ne de ha yakın!
Hep itaatkar ol yakınma sakın.
Dediler kadınsın,yok ki söz hakkın.
Abin,Baban,Eşin aman haa sus,
Sineye çektikçe kalmadı ki us,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Egemen güçsünüz mubahtır, haktır,
Ey kadınlar bize bu müstahaktır,
Dersek” Yaratan’dan sonra er haktır”,
Dediler kadınsın,yok ki söz hakkın
Feride hanım, o kadar güze işlenmişki konu bayıldım... Final asıl olayın özü... Umarım ben varım demeyi öğrenir kadın...Kutluyorum, sevgi ve saygımla
Yüreğinizden sağlık ve incelik,kaleminizden ışık ve bilgelik hiç eksilmesin efendim,tebrik ve takdir ederim,
Saygılarımla, tam puan, Enver Bilgiç
Haklisiniz:) Feride Hanim yureginize saglik cok guzel dile getirmissiniz kutlarim***Tam Puan***
Haklisiniz:) Feride Hanim yureginize saglik cok guzel dile getirmissiniz kutlarim***Tam Puan***
Kadını hor görenler Aişe ve Fatima analarımızın,Nene hatunların,Kara Fatmaların kemiklerini sızlatmazlar mı?
Yüreğin var olsun can bacım.
saygı ve selamlar olsun size şimdiden}}
şiirinizede gelince çok gözel ve çok üzel
bir çalışma olmuş ama kadınlarımızıda
bir iki mısraile ezmiyelim o eski devirler
maziden kaldı şimdise mecliste miletvekili
bacılarımız vardır hakını arayan hem var
süzü hemde hakı tebrikler toprağım tam
povan saygılar efendim
Feride hanım,bu güzel şiirinizi okuyunca aklıma hz.Mevlananın bir sözü geldi.üstat diyorki,,,, gönül ehli erkeğe kadın hükmeder,erkeğin cahili ise pek kabadır oda,kadına hükmerder,merhametli yüreğiniz dert görmesin sevgilerimle,Fatma Koçak
Bunlar cahilliğin eseri...Bu cahillikleri yıllar boyu dinimize bağlayan cahillerde oldu...Oysa İslamın en kıymetli varlığı kadındır...Cahil bırakılan toplumda kanayan bir yaraya parmak basan ABLAM'ı kutluyor...Saygılar sunuYORUM...FERİDE BEKTAŞ'ı Toplumsal meseleler ile yakından ilgilenen bir hassas yürek olarak tanıYORUM....Selam ve Dualarla....
Sevgili kardeşim
Gerçeklerin hüzünle damladığı mısralar. Keşke bu şiirleri yazacak olaylar olmasaydı. Kutlarım ALKIŞLARLA gönülden. Tam puan gönül denizimden.
Egemen güçsünüz mubahtır, haktır,
Ey kadınlar bize bu müstahaktır,
Dersek” Yaratan’dan sonra er haktır”,
Dediler ki ” kadınsın yok söz hakkın”.
Sevgiler...
Abin
önemli bir konuyu kaleme almışsın evet
neyazıkki toplumumuzun kanayan yarası
ne kadınlarımızın söz hakkı nede itiraz hakları var
bu toplumsal ayıbımız kimi zaman başlık
parası yada süt parası adı altında o kücücük
kızlarımız utanmz bazı insanlar çok yaşlı olmalarına rağmen bir hayvan gibi kızlarımıza nikah yapmakta
satılan yavrularımızdır bu yapılan törecilik adı altında
namussuzluk olmuyor benim kız kardeşim
sevdiğiyle yada genç biriyle hayatını birleştirdiği zaman namus davası yada töreye karşı gelme ve sonunda katliam umuyorum kadımlarımız bu mücadeleyi
ne olursa olsun sürdürüp eninde sonunda kazanacaklarına bu köhnemiş güya töre hastalığının
zamanla sona ereceğine inanıyorum
feride ablamı yürekten kutlar şiiri yazan kalemin daim olsun tam puan sevgilerimle
Bu şiir ile ilgili 30 tane yorum bulunmakta