*Bazı insanlar vardır cömert görünür. Ama iyiliği ima yoluyla bile olsa karşıdakinin başına kakar. Böyle kişiler gizli cimridir. Kabuğu cömert, içi cimri. Yani dışı sağlam içi çürük meyve gibi.
Bazı insanlar cömerttir, yaptığı iyiliği ima yoluyla bile karşıdaki insanın üzerinde kullanmaz. Hatta gizli verir. Gölgesi bile düşmez minnetin muhatap üzerine. Bunlar gerçek cömerttir.
Bazı insanlar ise temelde cimriidir. Zaten iyilikte bulunmaz
Amma birinci tarz kişilerden bu cimriler daha üstündür.
Çünkü birinciler cömert görünümlü cimrilerdir ki bu cömertliği kullanmaktır. Ve o maske altında cimriliğini gizlemektedir ki iki yüzlülüktür bu. Yani münafık..
Halbuki cimri böyle bir şeye soyunmaz. Kişileri aldatmaz. Nasıl ise öyle görünür.
İşte bu sebepten Kuran'da böyle kişiler azap ile tehdit edilir. Cimrilerin tehdidi yanı sıra korkunç bir azap ile.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta