Dedem Korkut ve İstanbul

Ali Koç Elegeçmez
862

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Dedem Korkut ve İstanbul

Sirkeci Tren Garı’ndayım
Görkemli bir tarihin ortasındayım
*
Buğraları ,daylakları,köşekleri,eşekleriyle
....................................................birlikte(!)
kırk develik deve katarımı bağlayıp
seferden kaldırılmış
....................tren vagonlarının terkisine
kızıl renkli yılkı atımın
gümüş renkli eyerine oturur gibi
yolcu salonunun içindeki
çay ocağının önündeki iskemleye
..............................................oturmuşum
*
Çayımı yudumlarken
Dedem Korkut Ata’nın
öykülerini okuyorum
Artık,
pöti kare desenli bir peşkirle örtülü masadaki
Siriderya kokulu dostlarımın arasında
eski bir kervansarayın
ocak başındaki yolcularından biriyim
Karşımda;
"Mavi atlas, iğne batmaz,
makas kesmez ,terzi biçmez!"
....................................türünden iki derya
İki derya arasında çığlık çığlığa martılar
ve eski kabadayılar gibi
...................................nara atan vapurlar
yani, tam karşımda İstanbul varken
0kuduğum kitabın sayfalarında,
binerek zümrüd-i anka kuşunun
........................zümrüt yeşili kanatlarına
Maverahünnehir’e doğru uçmaktayım!
*
Bakıyorum da,
içtiğim çayın rengi tavşan kanı değil!
Bakıyorum da içtiğim çay tatlı değil!
Bakıyorum da,
çay diye içtiğim çay değil!
Gelip-geçene göz kırpan Galata Kulesi’yle
deniziyle,göğüyle ,martıları,vapurlarıyla
vızır vızır gelip-geçen motorlu taşıtlarıyla,
kımız tadında ,
mavi gözlü bir İstanbul içiyorum aslında
*
Seferden kaldırılmış yolcu trenini bekleyen
………………...Ergenekon bakışlı yolcular
oturdukları oturaklardan bakıyorlar bana!
Baş köşede ,
ak renkli posta...kisinin üzerine
............................bağdaş kurmuş olan
Dedem Korkut Ata
geçmişi, Ötüken Ormanları’na uzanan
dut ağacından yaptığı kopuzunun
yılkı atlarının kıllarından ördüğü tellerine
Sirderya kamışından kotardığı tezenesini
……………………………….…vura vura
boy boylayıp soy soyluyor yine;
Yanımda;
Bayındır Han, Salur Kazan,
..............................Kazanoğlu Uruz Bey
Kazan Bey’in dayısı Aruz Koca,
Kazan Bey’in karısı Burla Hatun
Kara Güne ve oğlu Deli Budak,
Dirse Han, Boğaç Han, Karacık Çoban
Kıyam Gücü, Demir Gücü ,Bay Büre
Bay Büre oğlu Bamsı Beyrek,
Bay Bican Bey ve kızı Banı Çiçek
Kanturalı, Kazılık Koca, Yeğenek
Azrail’!e meydan okuyan Deli Dumrul
Tepegöz’ü öldüren
Aruz Koca’nın oğlu, korkusuz Basat
ve daha binlerce adsız kahraman!
*
Korkut Ata’yı dinliyoruz hep birlikte
Çay bahane!
Gönüllerimiz şahane!
*
Ey bre deli gönlüm, hey bre!
Haliç’in suları gibi kabardı yine
*
Dedi ki Korkut Ata bizlere :
-Ergenekon yiğitleri
........................bana kulak verin hele!
“Hani övdüğümüz erenler?
Dünya benim diyenler !
Ecel aldı yer gizledi
Fani dünya kime kaldı ?
Bu dünya, gelimli gidimli dünya
Son ucu ölümlü dünya
Ecel aldı yer gizledi
Ölümlü dünya kime kaldı?
Bu kara yer bizi de yiyecek
Uzun ömrün bile ucu ölüm
Adil olun kimseye etmeyin zulüm
Sonu ayrılık olan bu dünyada
…...……kavgaya ne gerek var gülüm?
Ama gerçek böyle değil sevdiceğim!
Hayat her zaman kavga-dövüş üzerine
Güçlüysen ayakta kalabilirsin
Güçlüysen sevebilirsin
Güçlüysen yardım edebilirsin
Güçlüysen hakkını hukukunu koruyabilir
Haklının hakkını -hukukunu verebilirsin
Böyle yaratmış Yaradan!
"Birlik, el ele vererek kurulur
Birlikten kuvvet doğar!
Ancaak şuna dikkat et!
Elin eline el verenin birliği de
......................................dirliği de bozulur"
"Hain içerden olunca kilit kapı tutmaz oğul!"
Bu sözlerimi kimse unutmasın!
Bu yüzden kimse uyumasın!
Hiç kimse, nefsinin esiri olmasın!
Nefisler parçalanıp,atılsın!
Kol kırılsa bile yen içinde kalsın!
Birlik,düşmanı karga sürüsü gibi kaçırtır
..........................................bilmez misin?
Bir elin nesi var ,iki elin sesi var oğul,
........................................görmez misin?
0rhun Irmağı’nın sürüklediği
ve Ortasya rüzgarlarının körüklediği;
Yaradan’dan yüz çevirmeyen,
bilimi rehber edinen
Alp erenler, Mimar Sinanlar,
Mustafa Kemaller yetiştirin daima
Sonsuza dek hep Türk koksun bu derya
Ay yıldızlı bayrağımız gönderlerden inmesin
Minarelerden yükselen ezan sesi dinmesin
*
âdem,
şeytanla birlikte kovulmuş cennetten
Dede Korkut soyu bunu bilsin!
Suyu uyur düşman uyumaz, öğrensin!
Gözün ve sözün her daim açık olsun oğul!
Bilimi rehber edinmekten vaz geçme!
Bilim ve teknoloji en kuvvetli ışıktır, bunu gör!
Bu ışığın yolunda yürü!Korkma!
Aklını kullanmayı,
bilimsel verilere dayalı düşünmeyi
.................................................destur edin!
Bilim ve teknoloji üretmenin
.........................................yolunu bul, öğren
Üretmezsen rahat olamazsın!
Üretmeden adam gibi yaşayamazsın
Tarlada izi olmayanın
.............................harmanda gözü olmaz!
Satacağı malı olmayanın
................................almaya hakkı olmaz
Sattığından çok mal alma oğul,
...........................................borçlanırsın!
Borcunu ödeyemezsen horlanırsın!
*
Bir mıh bir nal, bir nal bir at,
bir at bir insan kurtarır
Sakla samanı gelir zamanı oğul!
Bunu cimrilik sanma
Damlaya damlaya göl olur !
Sağ eliyle on kazanmadan
...........................sol eliyle beş harcama
Su altından akan kütüğü yakala
Denize girersen, bir avuç kum almadan
....................................................çıkma!
*
Aile Ocağı, milletin birliği-dirliğidir oğul;
İki gönül bir olunca samanlık seyran olur
0ğlan babadan öğrenir ata binmeyi
Kız, anadan öğrenir sofra düzmeyi
Kızı dizinin dibinden
oğlanı gözünün önünden ayırma!
Çocuklarına,gelenek ve göreneklerini
Büyüklere saygı göstermesini
........................küçükleri sevmesini öğret
0nlara kendilerini kanıtlama fırsatı ver,
ver ki , kendine güvenleri gelişsin
ver ki işlerin gelişsin oğul!
Dostlarını dost bil, unutma!
ve komşun aç iken tok yatma!
..
Bunları uygularsan hep diri kalırsın!
Bunlara özen gösterirsen hep iri kalırsın!
*
Dünya ölümsüz değil, unutma!
Hani nerde anlattığım bey erenler?
Dünya benim! diyenler
Her biri bu dünyaya geldi geçti
Kervan gibi kondu göçtü
Ecel aldı yer gizledi
Fani dünya kime kaldı?..
...............................Kadîm ulusum, hey!"
*
Hey bre deli gönlüm, hey !
Heyy bre güzel İstanbul!
Hey bre gül kokulu, lâle dokulu
erguvan kokulu, Boğaz kokulu canımın içi!
Hey bre havaya,suya karaya düşen cemre!
Hey bre dert ayı!
Yoksula kazma kürek yaktıran mart ayı
“Hey bre ,mart ayında lâpa lâpa yağan kar”
Ve
“Bir kucak ödünç odun verir misin Ali Dayı?”
diyerek
mart ayını atlatmaya çalışan ve:
“yüz, sabanı düz”
“yüz beş, öküze eş”
“yüz on , tarlaya kon”
“yüz on ,leylek havaya,
.........................yüz yirmide leylek yuvaya”
“yüz elli, yaz belli” diyerek
zamanı;
toprağa akıttığı alın teriyle
yani verdiği emeğiyle ölçen atalar
ve İstanbul Boğazı’na
Bayburt Hisarı görkemiyle selam çakan
…………………………..……....hisarlar
Hey bre ,Kazılık Dağı gibi heybetli
ve yedi başlı ejderha haykırışlı
…………………………................vapurlar!
Azrail’e meydan okuyan
…………………………Deli Dumrul yürekli
Tepegöz iştahlı gökdelenler!
ve
Aymana şefkatiyle kucak açan
Banı Çiçek gibi sarmalayan
ve Deli Dumrul'un Hanımı'nın
...............................fedakarlığını hatırlatan
Rüstem Paşa Camii, Süleymaniye
Sultanahmet, Topkapı Sarayı
Dolmabahçe, Eyüp Sultan, Fatih …
Yerebatan Sarayı,
İstanbul Surları, Ayasofya , Su kemerleri
ve
balıklara kanat açan ak kanatlı martılar
ve bütün İstanbul
ve bütün insanlık…
Merhabalar!
……………***………..
……………..*……………….
ALİ KOÇ ELEGEÇMEZ
0.3.mart.2018/Sirkeci Tren Garı’nda

Ali Koç Elegeçmez
Kayıt Tarihi : 6.3.2018 18:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


0.3mart.2018/Sirkeci Tren Garı’nda Alkım Yayınlarından Prof.Hayati Develi ile Serhat Yayınları’ndan Sayıt Sandaş’ın derlediği “Dede Korkut Hikayeleri” ve sayın Ahsen Okyar'ın "Dede Korkut"kitaplarını okurken yazdım..

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ali Koç Elegeçmez