Kocamış bir ardıcının yalnızlılığını örter sis.
Sevgiliyi sarar gibidir,
Kayalara dolanmış dalları.
Kırağı düşer pörsümüş kabuklarına.
Kimbilir,
Kaç bin yıl kaç bin öykünün
Tanıklığını etmiştir.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim



