Sabahın serinliğinde Göynük’ün taş sokaklarına iner.
Elinde bir baston, omzunda eski bir aba.
Deri kokusu hâlâ üzerinde
ama yıllar önce dükkânını bırakmış.
Artık deriyi değil, insan kalbini yumuşatıyor.
Kimi görse, “Helal kazanç kalbe huzur verir evlat,” der.
Sırtımda, taşınmaz yükü göklerin;
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?
Devamını Oku
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta