Sabahın serinliğinde Göynük’ün taş sokaklarına iner.
Elinde bir baston, omzunda eski bir aba.
Deri kokusu hâlâ üzerinde
ama yıllar önce dükkânını bırakmış.
Artık deriyi değil, insan kalbini yumuşatıyor.
Kimi görse, “Helal kazanç kalbe huzur verir evlat,” der.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



