-* Dün asıktı yüzü İzmir'de göğün...
karardı...
öfkeyle esti...
sonra yaşardı gözleri
yağmuru oldu İzmir'in.
Tüm gece döktü yaşlarını..
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Yürek dolu dolu söyleşmiş İzmir ile... Sıcacık güneş doğsun gönüle. Tebrikler Sevgilerimi yolluyorum.
dün asıktı yüzü İzmir’de göğün,
mevsim Son bahar,
aylardan Eylüldü yine
gök
kapkarayken umutlarınca
bir ürperti çöktü serinliğinde
yıldızlar
yoktu yerinde
düşsel avuntularında yağmurun
çiçekler
boynunu büktü
söyleştiği
yaşlı teyze yalnız
yemlediği
güvercinler yemsiz
kalabalıkta
ama kimse(siz)
oturduğu
bank “boş”kaldı… tebrikler çok güzel anlatmışsınız izmir'i yüreğinize sağlık...SAYGILARIMLA....Fırat Sırtlan
güzel bir çalışma hoş bir şiir olmuş.... tebrikler
düşsel avuntularında yağmurun
çiçekler
boynunu büktü
söyleştiği
yaşlı teyze yalnız
yemlediği
güvercinler yemsiz
kalabalıkta
ama kimse(siz)
oturduğu
bank “boş”kaldı…
Güzel.. güzel.. sizi tebrik ediyorum LEYLA HANIM, doğayla bütünleşen bir şiir daha okudum şiir tadında
Hüzünlü ama güzel..tebrikler..saygılarımla.
Dün asıktı yüzü İzmir'de göğün...
karardı...
öfkeyle esti...
sonra yaşardı gözleri
yağmuru oldu İzmir'in.
Tüm gece döktü yaşlarını..
toprağın…
yaprağın…
denizin kokusunu duyurup
rüzgarla el ele…
utancını yüzüne vurarak İzmir’in,
ağlıyordu.
GÖKYÜZÜNÜ İFADE TARZINIZ ÇOK GÜZEL,YAĞMURUDA UNUTMAMAK GEREK
YÜREĞİNİZE KALEMİNİZE SAĞLIK LEYLA HANIM
SAYGILARIM
SİZE
YÜREĞİNİZE
KALEMİNİZE
Dün ASIKTI YÜZÜ İZMİR'DE GöĞüN ilginç bir başlık.....
ve zevkle okunan bir şiir...
sizin şiirlerinizin özel imgesi olmalı yağmur...
''Dün asıktı yüzü İzmir'de göğün...
karardı...
öfkeyle esti...
sonra yaşardı gözleri
yağmuru oldu İzmir'in.''
İzmir kadar İzmir'in yağmurlarıda güzel... bu şehre yağmurun her türlüsü yakışıyor.. sağnak olanı da çisil çisil yağanı da.
Tebrikler üstadım...
Leyla Işık şiiri... akıcı anlaşılır...duygu yüklü
gök erkek,yağmur kadın mı? doğayla özdeşleştirmişsiniz
***
Kendi karanlığında
aynı hiddetiyle gürlerken gök,
duymuyordu yağmuru.
“Sebebi sensin! “diyordu.
“sen düşürdün seni gözlerimden
yüreğimin o en güzel yerinden.
Bulutlardan beşiklerde salladığım “bebeğim”,
“Yağmurum”ken benim… ” ***
'düşsel avuntularında yağmurun
çiçekler
boynunu büktü
söyleştiği
yaşlı teyze yalnız
yemlediği
güvercinler yemsiz
kalabalıkta
ama kimse(siz)
oturduğu
bank “boş”kaldı…'
ne güzel bir ifade biçimi hayranım size.uzun zamandır şiirlerinizden mahrum kalmıştık doğrusu...kutlarım sizi
farklı zaman dilimlerine sığan üzgün gönüller var
ve şairin sözcükleriyle doğanın dönüşümün örtüşmesi...
tebrikler Leyla Hanım...selamlar:)
Her gürlemenin ardından
coşkuyla süzülüyordu yaşları
anlaşılamamanın …
hüzünlerini
silmek istercesine yüzünden.
yürekten ve içten bir anlatımla...
hüzün ve duygu yüklü...
izmir...
yürekte bulutlanmış...
yürekte yağmur olmuş...
ve ıslanmış umursuzca...
ve izmir sessziliğinde...
saygılar yüreğinize...
çok harika bir çalışma daha...
kutluyorum...
Bu şiir ile ilgili 22 tane yorum bulunmakta