Küçük yaşta düştük gurbet ellere,
Soluğu Zile'de aldık dayoğlu.
Hasret çektik köye babam gillere,
Gönülü efkâra saldık dayoğlu.
Okul bitti tamam kavuştuk derken,
Ondokuz yaşında evlendik erken,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



