Kaç insanın davası var ki; dünyevi uhrevi onu tatmin etsin.
Hangi insanın bir hayali var ki, ondan gayri zirve olmasın.
Nereye himmetini sarf etmiş ki, onda bekaya sarılsın.
Abeslikte manayı soranlara nasihat ki, arkana bakınca anlarsın.
Hayat denilen kavram korktuklarımızın üzerinde ki gaflete sarılmaklığımızla geçer. Ne geride bıraktığımız ömrün kafi gelecek bir meyvesi vardır ne de hakiki manada hayattan zevk alabileceğimiz bir mutluluk...Ne dava adamı olmuşuzdur sığınacağımız bir sığınak misali ne de tam bir serkeş olmuşuzdur dünyadan soyutlanıp sıkıntı, meşakkatleri unutacak....Yani kısaca; günlük uğraşlarının bir de uğraşmadıklarının.....
(Çok söz ahmaklIğa, az söz itibara binermiş.)
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta