Oliver'in yediği ne biberiydi,
deyim yerindeyse, ne halt(!) ?
Çarliston mu yoksa Twist mi?
Şehrin dışına doğru o mezarlık önü,
Ay ışığında mı çıkıp dans tutuyor
gece yarıları, doğru sabaha...
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




yorumunuz üzerinde dusunmek istiyorum cunku yine ayrıcalıklı.. elbette herkes, aliler, veliler...
haklısınız dunya kuculdu ama haksızlıklar aynı kaldı, ancak bunlara göğüs gerenler de aynı kaldı
ve her zaman da aynıdır onlar
kişiler değişir ( kibence zaman bunda etken değil ya neyse) zaman akar ancak kütle belli
kalansa kalıyor
açıklamalar beklememeliyiz
bildiğimizde inançlı olma zamanı
inandığımıza şükretme zamanı değil
-
öte yandan bunun
bizi köreltecek bir yanı yok,
çünkü ellerimiz bizde
yorumunuz üzerinde dusunmek istiyorum cunku yine ayrıcalıklı.. elbette herkes, aliler, veliler...
haklısınız dunya kuculdu ama haksızlıklar aynı kaldı, ancak bunlara göğüs gerenler de aynı kaldı
ve her zaman da aynıdır onlar
kişiler değişir ( kibence zaman bunda etken değil ya neyse) zaman akar ancak kütle belli
kalansa kalıyor
açıklamalar beklememeliyiz
bildiğimizde inançlı olma zamanı
inandığımıza şükretme zamanı değil
-
öte yandan bunun
bizi köreltecek bir yanı yok,
çünkü ellerimiz bizde
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta