Sarmış deniz kızları gibi dalgalar bizi,
Uzun saçları gümüş, şeffaf tenleri fosfor.
Yumuşak başlarıyla sarsarak teknemizi,
Yolcu, gittiğin sahil nerde diye bağırıyor.
Ne bir kıyıdan eser, ne bir ışıktan eser,
Sulardan daha derin, yolun karanlıkları.
Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.
Devamını Oku
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.




vaaaay anasını vaaay...aaaah üstad ah titrettin yine içimi...mekanın cennet olsun...
''Ne bir kıyıdan eser, ne bir ışıktan eser,
Sulardan daha derin, yolun karanlıkları.
Dalgalar, yürüyünüz, arayalım beraber,
Başımızı dövecek yalçın kayalıkları! ..''
''Şu akılsız garip başa, şimdi vurun, vurun biraz...''
Diye bir şarkı mırıldandım ben de...
Ey, büyük şair... Mekânın cennet olsun...
'Ne bir kıyıdan eser, ne bir ışıktan eser, Sulardan daha derin, yolun karanlıkları. Dalgalar, yürüyünüz, arayalım beraber, Başımızı dövecek yalçın kayalıkları! Bu şiiri değerlendirirken zamanın şartlarını çok iyi bilmek gerekir. Üstadımız sanki bir dinsizlik ejderhası ile savaşmıştır. Üstadımızın aradığı devamlı hor ve hakir görülen muhteşem İslam Medeniyeti'dir. O yalçın kayalıklar aşılacak ve milletimiz hakkettiği huzura ve refaha kavuşacak inşaallah. Mekanın Cennet olsun üstadımız. Surdan bir gedik açtınız. Tekerlek tümsekte kalmayacak. Rahat uyuyunuz.'
Bu şiir ile ilgili 13 tane yorum bulunmakta