bana getirdiğin günleri harcıyorum
köşeleri kesilen bir çember
geçmişten günümüze gelememekteyim
tırmanmaya çalışırken yaralanma
bu akşam oynanan kolay
göklerdeki babamız bugün sona eriyor
bilmediğim müzikler dinliyorum
ve resim uçlu kalemle çizilmez
gülüşün bile peltek senin
renkli ve gürültülü mutsuzluğun
noktalarını uzatıyorsun bitmemiş cümlelerin
sen diye soruyorum
bir masa ağlıyor,
üzerinde intihar notları
kağıt değil, deriyle yazılmış
ve mürekkep: içeriden sızan bir unutuluş
duvar soluyor
üstünde gözbebekleri var
geceyi duydum
ama ses değil, plastik bir diş sesi gibi
kulağımdan girip mideme oturdu
bir şey battı gözümün içine
gözüm yoktu
sadece içime düşen bir boşluk vardı
Dün gece yastığımın altından bir gökkuşağı çıktı,
yedinci rengi eksikti.
Yemeğe tuz diye ekledim,
şimdi tabağım şarkı söylüyor.
İstasyonda bir bavul gördüm,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!