Yuvarlandığım yarda tutunabildiğim dal
Çıtırdıyor an be an, ha koptu ha kopacak
Yitmiş evsafı aşkın, erimiş petekte bal
Bulunur mu son demde şefkat sunan bir kucak
Ey her zerresi meçhûl, muazzam terkip vücut
Kürre-i arz gibisin, devasa ve bîhudut
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Çok güzel
Unutmaya çalıştıkça hatırlıyor; hatırlamaya çalıştıkça dilinin ucunda geziniyordu! Hayatını önüne koydu, bütün aynaların karşısına geçti; kendini ne de (çok) unuttuğunu gördü! En yakın zamanda (şimdi) kendini kendine çağırdı: “Burda mısınız?!...”
İnsanlıktan ne zaman özür dileyecek bu tüketim üreten çağ? Şimdiki zamanlarımızı duymayalım diye önümüze o kadar çok oyun oyuncak atıyor ki...
Tebrikler
...Ve sizi cesurlara yazalım çünkü şimdinin/ufkun/sonsuzluğun peşindesiniz.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta