Bir martının gözüyle,
İstanbul'u seyretsem.
Yelkenlinin direğiyle,
Kız Kulesi'ne selam versem.
Hezarfen Ahmet Çelebi olsam,
Elinde tutamadığın
Uçan bir kuştur zaman
Oluklardan su gibi
Akar
Akar
Akar...
Bir geminin ardından,
Sallanan mendilim ben.
Hasreti koyup koynuma,
Sen de bırakıp gitme.
Bir karıncayım buğday tarlasında,
Hangi zamanda doğduğum bilinmez.
Kendimi tanımak için gelmişim dünyaya.
Ararım sorarım bulamam.
Balina karnında Hz.Yunus
Dipsiz kuyularda Hz.Yusuf’um.
Düşünceleri çarmıha gerilmiş Hz.İsa
Benim adım sonbahar.
Hiç durmadan yağmurlar yağar.
Sarı elbise giyerim.
Siz sevgili çocukları,
Okullara beklerim.
Mapustayım dört duvar arasında,
Parmaklıklar arkasında.
İlk olarak nasıl geldim bilmiyorum,
Bir kitap mı yazmışım,
Bir türkü mü tutturmuşum sevda üstüne,
Hümanizm üstüne...
Her yıl olduğu gibi
noel babayı bekleyecek çocuklar.
Bacadan mı gelmeli,
kapıdan mı diye düşünmeden.
ben öğretmenim
dağların zirvesinde yada
ufacık bir dere kenarında
anadolu yollarının tozunu
bir de tebeşir tozunu
Siyasetçi ol gardaş,
İstiyorsan bol bol yemek.
Şiir yazmak neyine
Öldükten sonra ekmek.
İhale,yolsuzluk onlarda.
Yıl 1985te,
Güleryüz Sokağı Numara: 5te.
Tonton Amcayı görürdüm.
Evimizin yanındaki kreşte.
Kış sabahları, kalkardım.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!