Şu bizim dağların dik durur başı,
Çok şirin görünür yüzü dağların.
Yeşil donlar giyer, sürmeli kaşı,
Şen olur baharı, yazı dağların.
Çınara tırmanmış kara cüvekler,*
Üzümsüz olur mu gümrah* tiyekler.
Dağan, kiraz, alıç dolu koyaklar,*
Doğal bir bahçedir düzü dağların.
Toklu meydan okur, yaman tokuşur,
Ceylan aşka gelir güzel bakışır.
Oğlak-kuzu sulak yere akışır,
Tükenmez davarı, yozu dağların.
Keklik tuzak kurar kendi özüne,
Güvercinler döner, gelir izine.
Kartal yuva yapar taşın yüzüne,
Uçuşur ördeği, kazı dağların.
Arı gider her çiçekten bal alır,
Arkasından kelebekler yol alır.
Çekirgeler cırlavıktan*dil alır,
Eksilmez cümbüşü, sazı dağların.
Çoban kavalını öttürür durur,
Avcı evsin kurar, avını vurur.
Tüm canlıyı sinesinde doyurur,
Bir başkadır tadı-tuzu dağların.
Yükseğinden gelir serin yelleri,
Kokusunu saçar yaban gülleri.
Türküsünü söyler dağ bübülleri,
Bitmez eğlencesi, hazı dağların.
Deresinde balıkları zıplaşır,
Başlarında boz ayılar bekleşir.
Kurtlar da avına gizli yaklaşır,
Göklere karışır tozu dağların.
Yaz gelince yaylalara göçülür,
Avuç avuç soğuk sular içilir.
Meyve olgunlaşır, ekin biçilir,
KARACAOZAN’ın gözü dağların.
05 Ağustos 2020 GÖLBAŞI
*gümrah: Bakımlı, gür.
* cırlavık: Cırcır böceği.
*cüvek: Kuş üzümü.
*koyak: Tepeciklerin arasındaki düz veya hafif eğimli bir alan.
Kayıt Tarihi : 13.9.2020 18:12:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!