Dağlar
giymiş gelinliği,
nur saçıyor
gecenin zifiri karanlığında
Beyaz bir suskunluk iniyor doruklardan,
kar, yalnızca kar değil
yaraların üstüne örtülen
ince bir merhamet gibi.
Rüzgâr, eski bir masal anlatıcısı,
her esişinde
unutulmuş bir adı
taşların alnına yazıyor.
Dağlar konuşmaz sanırlar,
oysa en çok onlar bilir
beklemenin ne demek olduğunu.
Yüzyıllardır aynı yerde durup
geçip giden her acıya
sessizce şahitlik etmeyi…
Dağlar gelin olmuş ak gecesinde
Nur iner taşına toprağına
Ay şahit durur gök penceresinde
Sır çöker başına yaprağına
Sessizce ağlar rüzgâr yel ile
Söz eder taş dile gelir el ile
Yaralar sarılır beyaz tel ile
Sabır ekilir kalp otağına
Ay, bir çoban ateşi gibi
tepelerin ardında titrerken
gece, kendi karanlığını bile
utanarak saklar.
Çünkü nur vardır,
karanlığa rağmen,
karanlığın içinden doğan.
Gece zifir iken nurdan iz doğar
Karanlık gönülde korku tez solar
Bekleyen bilir ki sabah tez doğar
Umut yazılır her yaprağına
Bir gelin gibi dağlar,
kaderine razı ama mağrur,
ne alkış ister
ne de ağıt.
Sadece sabahı bekler
ve her sabah
yeniden başlar.
İnsan da dağ gibi yükü taşır
İçinde fırtına dışı susar
Kader bazen bağrını aşır
Sükût çöker ömrün otağına
Yıkılmaz sanılan yanları
en çok yalnızken sızlar.
Ne isyan eder ne boyun büker
Zaman eler, sabır un eker
Nurdan nasibi alan geç de söker
Işık düşer kalp durağına
Ve ben bu gecede
sözü dağdan öğrenip
yüreğime yazıyorum:
Karanlık kalıcı değildir,
nur, mutlaka
bir yerden sızar.
Bu şiir
bir isyan değil
bir kabulleniş de değil,
bu şiir
yolunu kaybetmiş kalbin
dağa yaslanıp
nefes alışıdır.
Ve son sözüm
bir imza gibi düşsün geceye:
Bu söz, bu sükût, bu direnç
Kul Ortak der ki;
dağlar şahittir bu susuşa,
nur karanlıktan doğar
ve söz
dağlara emanet edilir.
KUL ORTAK
Baki OrtakKayıt Tarihi : 13.1.2026 21:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!