ŞİİR, SEVGİLİM; SEVGİLİM, ÖTEKİ BEN...
(Bugün gök delindi sanki, bulutlar çıldırmış.dağ ve denizin bakışmasını dinliyorum, çay kokusu gibi yudum yudum içime işliyorsun şimdi.yağmur sesi gibi penceremdesin.Dağların yeşil ve sessiz bakışı, deniz ötesi mavisin odamda.
serseri kırlangıçların kanatlarından sıcak coğrafyaların şiirlerini topla...heceler biriktir,erguvan bakışlı olsun...hangi kilit gülümsemene dayanabilir ki…
Denize yürüyorum,hazan rüzgarlarına direnemeyen palmiyeler gibi tir tir titriyorum…içim ürperiyor.aylardan yine Ekim. Asrın aşkını yaratan ve öldüren Ekim.)
……………………
Üryan dağlara sığınmış su sesini dinle,
Serin, ürkek ve hüzünlüdür kar suları.
her damlası; dağların ardında tutuklu sevdamın gözyaşlarıdır.
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Kulakları duymayana ne anlatsan nafile.
Yol bilmeyene gel desen ne çare.
Kaleminize sağlık.
yüreğine sağlık,,,kutlarımmmm
Bu şiir hiç bitmesin isterdim...Ne denebilirki koca bir yürek uzakları çektimi ufuklar kadar derin, yıldızlar kadar göz alımlı, ırmaklar kadar seyrine doyulası oluyor.. özlediğim şiire ve şairine kavuşmanın heyecanı içerisindeyim..Selam olsun güzel yüreğe..
C/anım yanıyor canım, son bakışın gibi…
Şimdi her türkü gözlerimde yaş
Her s/öz bir hicran yolculuğu,
Her şiir beni vuruyor,
*”türküler, şiirler yasta”
Dinle vefa/sızım dinle.!
Su yanıyor,yaram kanıyor,umut can çekişiyor…
......hocam kurşun daha hafif kaldı...!!!!
Bu şiir ile ilgili 114 tane yorum bulunmakta