Son sayfaya ulaşmanın telaşı mı bu
Tuzlanmış sularda sarsılıyor inançlar
Dalgaların köpüğünden taşar gibi
Suç üstü yana yakıla yanıyor dudaklarım
Düş katliamıdır
Hayat eksenimi kıran gönül kırığı
Gerçeğe akan kan gibi
Güneşe saplanan kurşunsun
Gölgesinde yürüdüğüm beden
Soluksuz kalın düş sakinleri
Yüreğime dokunuyor
Gönüllere yol olan şarkılar
Deli etme beni aşk
Göz dokumda
Doğuma gebe akşam saatler
Diş diş ilmek ilmek
Sırtını dönmüş kelimeler
Ruhumu soyarcasına çıldırıyor
Sorularımın hızlı soluğu
Ve sana ulaşmanın telaşı mı bu
Kayıp duygularımın mavi treni
Ve sen gelince akıl istasyonuma
Uykumun ortasına oturuyor
Cevabımın kanatsız çarpıntısı
Ve sen gelince deniz gözlüm
Geceye kapanırcasına ağlıyor sular
Deli etme beni aşk
Çökertir ruhumu
His çuvalının kırmızısı
Buzdan daha soğuk
Gözlerimde biriken güvercin gözyaşı
Özgürlüğün isyanında
Dil bükümünde kıvranan cümleler
Darbele dalganın kızgın öfkesi
Sular şahitliğinde
Kaya dibi hayata filizlensin yeşil
Sevdanın kefeninde dirilir
Hiçliğin tutkusunda
Badem gölgesini yudumlayan güneş
Kimliğinin sırrına düşse de kar
Sessizce yeşillenir yaratılmışlığın şükrüne
Kelimelerin sessizliğinde şenlenir tomurcuklar
Sevda geçmemiş yüreğinle saldırma
Saldırma dil kıyısı ayrık otu saldırma
Isırgan tarlasına düşse de
Beynin kıvrımlarında buruşan kelime
Gönül tütsüsünde efsunlaşır
Aşka yürüyen şarkıların sıcaklığı
Son sayfaya ulaşmanın telaşı mı bu
Çöl yürüyüşünde duygular gibi
Yılların kıyımda daralıyor yüreğim
Ağlayan ateşin benzini
Anlatımlar ayak izi ağlıyor yollar
Şimdi artık ben
Bahar yaşlarını bekleyen güz gülleri gibi
Çuval giydirilmiş gecenin güneşiyim
Kayıt Tarihi : 26.1.2010 02:31:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!