Şimdi tam da böyle bir anda içimde bir şey yine çöktü
Öyle bir anda olmadı, öyle aniden değil aslında…
uzun zamandır gelen bir şeyin…
yavaş yavaş yerini bulması gibi…
Sadece bugün biraz daha ağır geldi
Durup dururken değil
ama yine de durduk yere geliyor işte…
Ama her seferinde durduk yereymiş gibi yakalıyor beni
sebebini sorsan…
tek bir şey değil…
birikmiş… üst üste gelmiş…
adı konmamış ne varsa…
Biraz senden, biraz benden, biraz da kimseye anlatamadıklarımdan
Az önce iyiydim mesela
ya da ben öyle sandım…
En azından öyle göründüm
kısa bir anlığına her şey yolunda gibi geldi…
Hatta kendimi bile inandırdım bir anlığına
sonra birden…
hiçbir şey değişmemiş gibi…
içimden bir şey kalktı
ve her şeyi yerle bir etti yine
Böyle oluyor hep…
insan tam “geçti galiba” derken…
içinden bir şey kalkıp…
her şeyi başa sarıyor…
içinde kalan ne varsa hatırlatıyor kendini
hiç sormadan, hiç izin istemeden
Konuşsam geçer mi bilmiyorum
Ne zaman anlatmaya kalksam
daha ilk cümlede… ilk kelimede boğazım düğümleniyor
öyle iki cümlelik bir şey değil
kelimeler var aslında…
çok şey var söyleyecek…
ama bir türlü çıkmıyor işte…
Biri “iyi misin?” dese…
şu an… tam burada…
ne diyeceğimi gerçekten bilmiyorum…
yüzüne bakıp “iyiyim” derim
alıştım çünkü
içimden geçenle, söylediğim hiçbir zaman aynı değil
iyiyim desem…
içim kabul etmiyor…
değilim desem…
bu sefer de anlatacak gücüm yok…
İyi değilim
bu sefer de anlatamam
çünkü nereden başlasam eksik kalacak
İçimde bir ağırlık var
öyle tarif edilecek gibi değil
ne eksik biliyorum
ama neyin eksik olduğunu da bilmiyorum…
Daha önce de geldi bu his…
ilk değil yani…
hep böyle…
özellikle geceye doğru…
herkes yavaş yavaş susarken…
hep aynı saatlerde, aynı şekilde geliyor
özellikle herkes sustuğunda
Yüreğim konuşmaya başlıyor
İnsan en çok…
böyle anlarda kalıyor ya kendine…
kaçacak yerin olmadığını fark edince…
kendine bile tahammül edemiyorsun…
Şimdi biri gelse…
karşıma otursa…
hiçbir şey sormadan sadece “anlat” dese…
Bakıyorum…
Susuyorum…
Nereden başlasam…
toparlayamam gibi…
Saat kaç bilmiyorum…
içim gece gibi.
dışarıda ışık var… hayat devam ediyor…
bana hiç dokunmuyor sanki…
Telefonu elime alıyorum bazen
birine yazacak gibi oluyorum
“iyi değilim” diyeceğim mesela
sonra vazgeçiyorum
kim gerçekten anlamak ister ki
Aynaya baktım az önce
çok kısa bir an… tanıdık geldi yüzüm…
tanıdık bir yüz var ama bana ait gibi değil
sanki ben yavaş yavaş kendimden çıkıyorum
sonra…
yine yabancı…
sanki ben değilim o…
ya da ben artık o değilim…
İnsan kendine yabancı olur mu
oluyormuş
Bir ses diyor ki…
“geçecek”
“her şey geçer”
o sesi daha önce de dinledim
hiçbir şey geçmedi
Sadece üstü kapandı biraz
o kadar
Sadece oturuyorum
hiçbir şey yapmadan
Kalbim durmadan yoruluyor
insan böyle de yorulabiliyormuş
nasıl oluyor bilmiyorum…
insan hiçbir şey yapmadan da…
bu kadar yorulabilir mi…
oluyormuş…
Gözlerimi kapatıyorum…
belki biraz diner diye…
belki zihnim susar diye…
ama yok…
Birine ihtiyacım var gibi
gerçekten var…
ama biri gelse bile değişmeyecek
tek bir cümle değil…
tek bir sebep değil…
çünkü mesele anlatmak değil
anlaşılmak
birikmiş…
içimde kalmış…
zamanla ağırlaşmış bir şey…
ve ben…
uzun zamandır anlaşılmıyorum
İnsan bazen…
neyin yorgunu olduğunu bile bilmeden…
sadece…
yoruluyor…
her şeye biraz biraz yoruldum
artık toparlayamıyorum gibi…
ve toparlayacak gücüm kalmadı
çok yoruldum…
Inan ki cok Yoruldum..
Kayıt Tarihi : 2.04.2026 04:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!