Çok Saçma Bir Şiir Gibi AŞK

Görkem Buğra Kızılkaya
116

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Çok Saçma Bir Şiir Gibi AŞK

En yakın dostu aşk bilmek mi zor senin için
Yoksa aşkını tek dostun olarak görmek mi?
Benim için en zoru seni sevebilmek
Peki sevmek aşkını cennete götürmek mi? ? ?

Bir taş parçasına sor neden sert diye
Cevabı çok açık aşkına kıyamamış belli
Almış onun kalbini kendi kalbini vermiş
Sanki taş kalpli kendisi, sevilen deli...

Yeni doğmuş bir bebekte bulunur mu aşk?
Gözleri görmeyen küçücük bir karanlık
Aşık olan, bebek olmuyor mu şimdi
Seni hissedince gözlerim açılır bir anlık...

Ben seni unutabilmek için mi sevdim peki
Kendini silebilir misin ki aklımdan
Ruhuma gömülen o kahve gözlerini
Çıkarabilir misin cehennem çukurundan? ? ?

Kadehlere gömebilmek mi seni, aşk
Peki sen kalbime müebbet olmak istemez misin
Son nefesimde senin ismini sayıklarken
‘Geldim yalnızlık mahkumum’ diyemez misin? ? ?

Bu şiirleri yazdıran bir damla kelebek
Yirmi dört saatini bana ayırır mısın?
Gözlerime her mevsim ilkbahar gibi
Yolumu kaybetsem ışığını yansıtır mısın? ? ?

Bülbül mü ki dilim ses versin senin ki gibi
Hayatıma ritim veren birkaç nota gizli dudaklarında
Emir bekler gibi durur karşında başını eğerek
Sadece çalmayan bir keman var kollarında...

Bir deprem gibi sarsarsın kalbimi yürürken
Her adıma kulak ver belki ismim sayıklanır
Beni gökyüzüyle anlamaya çalışma
Çünkü bu garip aşık ayaklarının altına saklanır...

Bir kızarıklık yüzümde siyaha doğru yol alır
Uzay olur sonra kaybolur siluetim yeryüzünden
Yıldızlara ulaşmaya çalışır ellerim fakat tutunamaz
Tutmak ister gönlümün tek yıldızının ellerinden...

Üzgün görse dayanamaz ağlar bu yürek
Kan olur akar gözümün şelalesinden
Kalbindeki acıyı hisseder tıpkı bir ikiz gibi
Sorar sonra hesabını hüznün meyhanesinden...

Seni üzenleri üzsem kızar mısın bana
Yoksa kıyamaz mısın bu kara sevdalıya
İnan affetmem kendimi gözünden yaş gelirse
Masum bakışlarını bozmaya değmez bir alnı karalıya...

Güneşe yaklaşmak olur seni unutmaya çalışmak
Kendimi feda edebilir miyim senin için?
Varsın güneş yaksın bütün bedenimi
Ruhumu başıboş bırakma lütfen, benim için...

Gün gelir de benden nefret edersin
Senin nefretin arttıkça benim aşkım artar bunu bil
Ama istesen de kimseden nefret edemezsin ki
Kalbin o kadar temiz ki sanki bir kandil...

Tüm dertlerim biter senin candan bakışında
Güneş mi arkamda yoksa ben mi farketmiyorum
Hayır hayır bir gözbebeğin güneşten daha parlak
Diyor ki: adım karanlık, ben uzayı aydınlatıyorum...

Ellerim nasır bağlasa da yazmaya devam eder
Gerekirse dilim susmaz, seni anlatmaya çalışır
Ama nasıl anlatabilir ki tek gerçekli dünyaya
Tek gerçek sensen cennet en üst katını sana ayırır...

Gökyüzünün kızılı toprakla birleşince
Vuslat günü gelirmiş her bir kar tanesiyle
Sevenler kavuşurmuş ama sevilmeyenler
Yağmuru beklermiş sahte aşk perisiyle...

Kışım mı olmak istersin yoksa yazım mı
Kalbimin kayalıkları beyazla bürünmüşken
Eritmek mi istersin yoksa dondurmak mı
Senin ruhun bir cehennemle sevilmişken? ? ?

Görkem Buğra Kızılkaya
Kayıt Tarihi : 4.4.2011 13:16:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Görkem Buğra Kızılkaya