Çok özlersin hani, ansızın dolar,
Sesiyle, teniyle her yanın dolar.
Elinle sımsıkı sarsan da yeli;
İçinde dinmeyen bir tufan dolar.
Gökyüzü kadardır mesafe, ırak,
Yollar birer düğüm, her menzil uzak.
Lakin güneş gibi ısıtır canı;
İçimde sönmeyen bir kordur bu aşk.
Her gece buluşsak aynı gökte biz,
Yine de silinmez kalpteki o iz.
Özlem bir mühürdür, vurulmuş cana;
Sonsuz bir deryadır, biz de bir deniz.
Öyle bir hasret ki, sığmaz içime,
Vuslatın büründü bin bir biçime.
Sesini duymasam, yüzün görmesem;
Bin efkar dökülür gönül telime.
Kokusun çektiğin o an durursun,
Mahzun bir bestede kendin bulursun.
Dizeler yetmez ki seni yazmaya;
Sustuğun yerlerde hep kavrulursun.
Aynı aya bakmak yetmez mi bazen?
Ruhu ruhu ile ölçmez mi düzen?
Uzaklık dediğin kuru bir isim;
Gönüldür asıl bu yolları gezen.
Zaman bir değirmen, öğütür durur,
Hasretin rüzgarı yüzüme vurur.
Hangi yana baksam hayalin orda;
Sensiz bu şehirde nefesim kurur.
Gözlerin ufkumda sönmeyen fener,
Ateşin içimde hep yana döner.
Aramızda dağlar, yollar olsa da;
Ruhum her saniye yanına iner.
Bir rüya içinde uyanmak gibi,
Uçsuz bir boşlukta dayanmak gibi.
Varlığın canımda can bulur her gün;
Yokluğun korlarda boyanmak gibi.
Zerreler birleşir, bir mana olur,
Seven en sonunda kendini bulur.
Dışarda kar yağsa, fırtına kopsa;
Aşkınla bu gönül baharı solur.
Ne kalem yorulur, ne kağıt biter,
Gönül ocağında bir duman tüter.
Uzaklık dediğin vuslata gebe;
Bir gülüşün inan dünyaya yeter.
Sabırla yoğrulan bir ömür gibi,
Toprağa gizlenen bir tohum gibi.
Beklemek ibadet, özlemek çile;
Aşk derin bir sükût, bir teslim gibi.
Garip Murat der ki; sönmez bu ocak,
Hasret kollarını açmış bir kucak.
Ne kadar kaçsak da dünya halinden,
Vuslatın kapısı aşkla açılacak.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 15:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!