Yıllar süren hasretin bağrımı tam yakarken
Harı kızıl nar diye bilmenden çok mutluyum
Bülbül olup gül için gözden yaşlar akarken
Bir ipek mendil alıp silmenden çok mutluyum
Her çarpış sana varır, damarda al kan gibi
Bir bedene dar gelen, diyar-ı terk can gibi
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı